Açık platform video yönetim yazılımı daha da gelişiyor

Açık platform video yönetim yazılımı daha da gelişiyor

Milestone Systems Güneydoğu Avrupa Satış Müdürü Özgür Uygur sorularımızı yanıtladı.  Milestone “Açık platform video yönetim yazılımı” hakkında detaylı bilgi veren Uygur, bu yıl yapılan iki güncelleme ile sistemin daha da işlevsel hale geldiğini vurguladı. Meta data merkezli arama motoru ile tüm kayıtları izlemeden tanımlı bir objeyi bulmanın mümkün hale geldiğini belirten Uygur, siber güvenlik alanında yapılan güncellemenin de kurum içi sızdırmaların önüne geçeceğini ifade etti.

 

Milestone ne yapar? Türkiye pazarındaki hedefler nelerdir?

Milestone’un ne yaptığını tek cümlede anlatmak istersek, Milestone “IP tabanlı bir video yönetim platformudur.” Esnek, ölçeklenebilir ve en son teknolojinin kullanıldığı, her türlü sisteme kolayca entegre edilebilen bir açık platform. Milestone 1998 yılında Danimarka’da kuruldu. Bu sene 21. yılımızı kutluyoruz ve 21 yıldır aynı işi yapıyoruz. Güvenliğin nasıl sağlanacağından, varlıkların nasıl korunabileceğine, iş verimliliğinin nasıl artırabileceğine yardımcı olan tüm teknolojileri kullanıcılarımıza sunuyoruz. Videoya dokunan her alanda çalışıyoruz. Vizyonumuz dünyada video ile ilintili her sistemin bir parçası olmak. Milestone bugün 130’dan fazla ülkede, 800’den fazla çalışanıyla 200 binden fazla kurulu sisteme sahip. Küçük bir dükkandan, on binlerce aygıtlı akıllı şehir projelerine kadar, Milestone her yerde çalışıyor.

Türkiye’de 10 yılı aşkın süredir faaliyet gösteriyoruz. 2014’ten bugüne de yerleşik olarak kendi ekibimizle Türkiye’de hizmet veriyoruz. Türkiye’de Milestone olarak global pazardaki büyüme ortalamalarının üzerine çıkıyor, sürekli yükselen bir başarı grafiği izliyoruz. Türkiye bizim için halen büyüyen, gelişen ve çok büyük bir potansiyeli olan bir pazar. Bu nedenle Türkiye’de yatırımlarımız artarak devam edecek, önümüzdeki yıl takımımızı da genişletme gibi bir planımız var. Türkiye Milestone için büyük önem taşıyan ülkeler arasında başı çekiyor.

 

Milestone 2018 sonundan başlayan ve bu yılı da etkileyen ekonomik krizle ilgili bir senaryo oluşturdu mu?

Biz Milestone olarak Tükiye’de de global olarak belirlenen stratejiyi takip ediyoruz. Yenilikleri sektöre sunmaya, müşterilerimizin verimliliklerini yükselterek maliyetlerini düşürmeye, operasyonel etkinliklerini artırma ve risklerini azaltmaya yönelik çözümleri sunmaya devam ediyoruz. Ekonomik krizin etkilerini elbette gözlemlesek de Milestone çözümleri hem yatırım hem de işletme maliyetlerinde ciddi kazanımlar sağladığı için, bu dönemde de müşterilerimiz tarafından daha tercih edilir konuma geliyor. Büyümemizin sebeplerinden biri de bu zaten. Çözümlerimiz daha az donanım kullandırarak, donanımların bakım ve enerji maliyetlerini azaltarak, operasyonel işletme maliyetlerini azaltma noktasında seyrettiği için her dönemde üstün performansın yanında, sağladığı maliyet avantajıyla da tercih edilebilir oluyor. Kriz dönemlerinde de maliyetler daha çok önem kazandığı için, sunduğumuz avantajlı çözümler ön planla çıkıyor.

 

Video yönetim yazılımı nedir?

Video yönetim yazılımı dediğimiz zaman akla gelen ilk unsur güvenlik. Hem fiziki güvenlik hem de yazılımın kendi içerisinde siber güvenliğe uygun olması, gelişmiş kod sistemini kullanması çok önemli. Ama güvenlik bizim işimizin sadece küçük bir parçası. Biz güvenliğin ötesinde uygulamalara geçiyoruz. Geleneksel kamera güvenlik sistemi kavramının, fiziksel güvenliğin yanında, varlık ve veri güvenliğine evrildiğini, ihtiyacın insanların hayatını kolaylaştıran çözümler olduğunu görüyor, yol haritamızı buna göre şekillendiriyoruz.

 

Videoyu kullanarak neler yapabiliriz: Örneğin alışveriş merkezlerinde ticari alanlarında ısı haritaları, yoğunluk haritaları kullanarak müşterilerin davranışlarını analiz edip bu datayı anlamlandırarak maliyetleri düşürme ve anlamlı datayı kullanma noktasında önemli bir kaynak sağlıyoruz.

Açık platform olmanın önemi de şu: Bu tip üçüncü parti yazılımların bizim platformumuz üzerinde çalışması mümkün. Yani biz dikey bir çözüm değil yatay bir platform kullanıyoruz. Müşterilerimiz kendi ihtiyaçları doğrultusunda herhangi bir çözümü bizim platformumuz üzerinde çalıştırabiliyorlar.

 

Türkiye’deki müşterileriniz hangi sektörlerde yoğunlaşıyor?

Sağlık, ulaştırma, lojistik, enerji, bankacılık, zincir mağazalar başta olmak üzere hemen her sektörde varız. Hem kamuda hem özel sektörde videonun kullanıldığı her alanda varız. Hiç kamera kullanmadan, yani hiç video kullanmadan gerçekleştirdiğimiz projelerimiz de var. Sensör datası, IOT cihazları kullanıyoruz. Bunları bizim platformumuza bağlayıp, gelen datayı yorumlayarak anlamlı data haline çevirip iş akışlarına entegre ediyoruz. Ve Milestone marka bağımsız olarak çalışıyor, 8 binin üzerinde aygıt sürücüsüyle uyumlu. Güvenlik özelinde garantili bir çözüm kullanmış oluyorsunuz.

Diğer taraftan her donanımın bir kullanım ömrü var ama bizim yazılımımız her yıl 3 defa güncelleniyor. Böylece sürekli son teknolojiye sahip olduğunuzdan emin olabiliyorsunuz. Ömür boyu bu yazılımı kullanıyorsunuz ve yatırımınız hiçbir zaman çöpe gitmiyor. Milestone XProtect’in 2019 yılındaki son sürümü ile “akıllı arama” özelliği geldi. Metadata merkezli arama motorumuz var. Geçmişe yönelik videoları baştan sona izlemek yerine direkt olarak bir kişiyi, bir aracı arayabiliyorsunuz, tanımlı objeleri arayabiliyorsunuz. Akan bir trafikte gri bir TIR arayabiliyorsunuz mesela.

Son sürümümüzle gelen bir diğer özellik de siber güvenlik konusunda önemli bir yenilik. Siber güvenlik çok kritik bir konu. Yapılan araştırmalar siber saldırıların sadece yüzde 40’ının dışardan geldiğini gösteriyor. Yüzde 60’ı dahili, yani içeriden sızdırılan datalarla yapılıyor. Bu noktada şifreleme çok önemli. XProtect ile sahadaki cihazların şifrelerini tek bir tuşla benzersiz ve mümkün olan en geniş algoritmayla, en zor şifrelemeyle saniyeler içinde atayabiliyoruz. Tahmin edilebilen şifreler yerine her cihaza benzersiz şifreler veriliyor ve bunu kullanıcı da bilmiyor. Sadece kullanıcının sunucusu biliyor ve kullanıcı ancak yetkisi varsa yeni şifreyi sunucuya sorabiliyor. Bunu sorduğunu da kayıt altına alıyoruz. Kim sormuş, ne zaman sormuş kaydediliyor. Siber güvenlik anlamında hem büyük bir yenilik hem de büyük bir kolaylık bu. Çünkü sahada binlerce aygıtınız varsa olası bir tehdit halinde bunların şifrelerini tek tek değiştirmek çok zor bir şey ve biz bunu saniyeler içerisinde yapabiliyoruz.

 

Türkiye global markanın içinde nerede yer alıyor?

Milestone’un çok önemsediği “Gelişen Pazarlar” kategorisindeyiz. Global markanın içinde Güneydoğu Avrupa olarak geçiyoruz. ben ve ekibim 5 ülkeden sorumluyuz; Azerbaycan, Türkmenistan, Kıbrıs Yunanistan ve Türkiye. Türkiye lokomotif ve yönetici ülke konumunda.

 

Güvenlik sektörünün son yıllardaki motivasyonunu nasıl değerlendirirsiniz?

Son 15 yıla bakarsak öncelikle analogdan IP’ye geçiş çok hızlandı ve artık her şey IP üzerinde dönmeye başladı. Çok hızlı bir şekilde gelişiyor bu sektör. Dolayısıyla potansiyel de gün geçtikçe artıyor. Hem dünyada hem Türkiye’de güvenlik alanında gidilecek çok yol var ve bu yol hiç bitmeyecek bir yol. Teknolojinin gideceği nokta sonu olan bir yer değil. Hayatımızı kolaylaştırdığı sürece devam edecek. Türkiye’de de pazarın gelişimine ve potansiyeline çok pozitif bakıyorum ben. Gidilecek hala çok uzun bir yol var.

Güvenlik sektöründe özelikle insan faktörünün etkilerini azaltmak için yapay zeka ve öğrenen makinalar devreye giriyor. Yapay zeka ve makinaların öğrenmesi bizim de grup olarak önemsediğimiz ve üzerinde çalıştığımız konular arasında yer alıyor. Yazılımsal olarak da artık davranışların öğrenilmesi ve güvenlik seviyesinin öğrenilerek artması söz konusu. Bu risklerin azaltılmasını getiriyor.

İnsan tabi ki merkezde ama teknoloji insanı devre dışı bırakmadan bizim işlerimizi daha kolaylaştıracak ve risklerimizi azaltacak yönde gelişiyor.

 

Teknolojinin kötüye kullanımı konusunda neler diyebilirsiniz?

Tam da bu noktada Kopenhag Mektubu’na değinmek istiyorum. Biz geçtiğimiz yıl Kopenhag Mektubu’nu yayınlayan çalışma grubunun parçasıydık. Kopenhag Mektubu yalnızca bilişim dünyası profesyonelleri değil, girişimcilerden tasarımcılara, filozoflara dünyadan pek çok kanaat önderinin ortak çalışması olan, teknolojinin etik ve olumlu kullanılması yönünde bir bildiri. Teknolojinin “kullanıcıyı” değil, insanı odağına alması gerektiğini vurgulayan bir manifesto.

Biz de bu bildiriye imza attık ve özellikle yazılım tarafında Milestone olarak bir paragraf ekledik bildiri metnine. Çünkü teknoloji insan için var. Teknolojiyi geliştirmek de yine insanın elinde. Teknolojiyi insanlığın yararına kullanırsak başka sonuçlar doğuyor. Bu sorumluluk da bize ait. Teknolojiyi insanlık yararına kullanmak ve kullandırmak gibi bir sorumluluğumuz var ve Milestone olarak biz bunu taahhüt ediyoruz. “Biz insanlığın yararına teknoloji geliştiriyoruz, kullanıcılarımız da bunu insanlık yararına kullanmak zorundalar” taahhüdünün altına imzamızı atıyoruz. Bunun bir yaptırımı da var. Milestone eğer ürünlerinin bu strateji dışında kullanıldığını fark ederse müdahale ediyoruz ve yazılımımızı kullandırmıyoruz.

 

Regülasyonlar destekliyor mu bu konuyu?

Avrupa’da GDPR olarak adlandırılan, ülkemizde de Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) olarak yasallaşan regülasyonlar var. Bu noktada Milestone bütünüyle bir ürün olarak GDPR’a hazır olarak sertifikalanan ilk ve tek majör Video Yönetim Sistemi. Biz kişisel verilerin kullanılmasında da çok titiz davranıyoruz ve kullanıcılarımızı da bu yönde teşvik ediyoruz. Üretici olarak da GDPR uyumlu sertifikalı olarak çalışıyoruz.

 

Yazılım olarak kişisel verilerin korunması noktasında gelinen aşama, alınan önlemler nelerdir?

Yazılım olarak bizim standart özellik olarak “Gizlilik maskelemesi” uygulamamız var. Kişisel verilerin korunması gereken yerlerde, halka açık yerlerde istenirse otomatik olarak kişilerin yüzleri maskelenmesine, gerektiğinde adli soruşturma noktasına geldiğinde bu maskelerin kaldırılıp (yetkili kişi ve makamlar tarafından) ham görüntünün kullanılmasına olanak sağlıyoruz. Bu anlattığım Milestone’un standart bir özelliği.

Bunun yanında, teknoloji partnerlerimiz arasında yer alan bir Türk şirketin Milestone için geliştirdiği, mahremiyet maskesi olarak nitelendirilen bir uygulamaları var. Anlattığım uygulamanın bir benzeri aslen, fakat buradaki fark bu uygulama dinamik olarak çalışıyor. Kişi görüntünün içine girdiği anda otomatik olarak yüzü algılanıp kapatılıyor. Görüntüden çıktığı anda da o maske ortadan kayboluyor. Bu bir yere kaydediliyor. Daha sonra adli makamlar görüntüyü inceleme aşamasına gelirse, yetkisi de varsa o maskeyi kaldırıp kişinin yüzünü görebiliyorlar.

Bu yaklaşık 1,5 yıldır üzerinde çalışılan bir proje. TÜBİTAK ve ODTÜ destekli. Yakında da ürün olarak piyasada olacak. Ve Türkiye’de bir ilk. Eskiden maskeli kaydediliyordu ve kayıtlar maskeli olduğu için yüz görünmüyordu ama şimdi dinamik olduğu için maske kaldırılabiliyor.

 

Güvenlik ihtiyacının bu kadar artmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Güvenlik ihtiyacı insanın doğasında var. Temel ihtiyaçlarımızı barınma, yeme-içme ve güvenlik ihtiyacı olarak sıralayabiliriz.

Kişi kendini güvende hissetmiyorsa orada normal bir yaşamdan söz edemeyiz. Değişen dünya düzeniyle birlikte elbette hayatlarımızdaki riskler de arttı, teknoloji de buna paralel olarak bu yönde gelişiyor. Riskler arttıkça o riskleri azaltmaya yönelik çözümler üretiyor. Güvenlik sektörü bu anlamda ihtiyacın asla bitmeyeceği, gelişen teknolojilerle şekilleneceği, evrileceği bir sektördür.