Sektöre yön verenler

Güvenlik sektörünün değerlendirmesini kısaca yapar mısınız? Sektörün en önemli sorunları nelerdir?

* Ateksis Bina Teknolojileri Satış Direktörü Barış KUŞ: Türkiye, güvenlik sektöründe her sene büyüyen bir pazara sahiptir. Bunu hem yatırımcı/işletmeci firmalar ve bireysel olarak artan güvenlik ihtiyaçlarına hem de büyük ölçekli proje sayısındaki artışa bağlayabiliriz. Ülke sınır güvenliğinden evlerde kullanılan sistemlere kadar geniş bir yelpazede güvenlik sektörü etkin olarak rol oynamaktadır.

Güvenlik sektöründe, ürün, kurulum ve bakım hizmetlerinin evrensel standartlarda uygulanması gerekmektedir. Özellikle bakım hizmetleri, Türkiye’de hala ekstra bir gider olarak görülüyor. Can ve mal güvenliği gibi asla riske atılamayacak konularda, bu güvenliğin sağlanmasının bir parçası olan elektronik güvenlik sistemlerinin de hatasız ve kararlı bir şekilde çalışması için satış sonrası bakım hizmetlerinin de eksiksiz olarak yapılması ve yine Avrupa ve ABD’de olduğu gibi gerekirse yasal düzenlemelere, lisans ve sertifikasyonlara tabii olması gerektiğini düşünüyorum.

 

* Biges Güvenli Hayat Teknolojileri A.Ş. Satış ve Paz. Direktörü Taner KÖSEOĞLU: Ekonomik gelişmeler elbette her sektörde olduğu gibi bizde de önemli bir faktör olma özelliğini koruyor. Bu konuda alınabilecek en iyi önlemlerden birisi de yerli üretimi arttırabilmek. Atılan bazı adımlar ülkemiz adına umut verici. Biges olarak biz de özellikle bu konuyu ciddiye alıyoruz. Gerek donanım gerekse yazılım geliştirme çalışmalarımıza önemli kaynaklar ayırıyor, ülkemiz ekonomisine ciddi katkısı olacağına inandığımız ve hatta dünyaya ihraç etmek için hazırlandığımız projeler üzerinde çalışıyoruz.

 

* Dell Technologies – META Bölge Satış Müdürü Gürhan YILDIZ: Türkiye de video güvenlik endüstrisi, teknolojinin ve beklentilerin etkisiyle hızlı bir şekilde datacentre/veri merkezi ortamına doğru kaymaya başlamaktadır, bunun bir uzantısı olarak artık kurumlar ve nihai kullanıcıların, tek özelliği ucuzluk olan, yönetilemeyen ve güven vermeyen kayıt çözümlerini, video güvenlik sistemlerinde tercih etmemektedir. Artık video güvenlik sistemi kullanıcıları ve paydaşlar, ihtiyaç duydukları görüntülerin, ihtiyaç duyulduğu anda orada ve güvende olduğundan emin olmak istemektedir. Buna ek olarak her geçen gün Video analiz ve yapay zeka uygulamaları, video güvenlik pazarında çok daha güvenilir ve tercih edilen çözümler olarak tercih edilmektedir, bunun doğal bir sonucu olarak video datasına hızlı ve güvenilir bir şekilde ulaşmak ve yönetebilmek daha kritik bir önem arzetmeye başlamıştır.

Günümüzde IoT teknolojileri kapsamında değerlendirebileceğimiz CCTV / video güvenlik sistemlerinin diğer sensör ve veriler ile entegrasyonu, bu entegrasyonun bir parçası olarak da Yapay zeka ve video analiz uygulamaları ile hem hızlı aksiyon alabilmek hem bu elde etmiş olduğunuz bu anlamlandırılmış veriyi günlük iş operasyonlarının bir parçası haline getirmek talebi, şu an takip etmekte olduğumuz projelerin ve müşterilerimizin temel amacını oluşturmaktadır.

Dell Technologies video güvenlik pazarının ihtiyaç duyduğu tüm mimarileri (merkezi, dağınık, bulut ), kamera ve VMS (video izleme yazılımı ) bağımsız olarak sağlayabilen tek üreticidir.

Kayıt / storage pazarına tek başına baktığımızda Dell Technologies, uygun kayıt sistemlerinin seçilmesinin ve implemantasyonun daha kolay ve mümkün olduğu sistemlere odaklanmaktadır. Dell Technologies’nin çözümleri sadece bir kutu içinde Hard drive vermenin ötesinde tam ve bütünleşik bir kayıt çözümü sağlamayı hedeflemektedir. Ölçeklenebilirlik ve genişletilebilirlik anlamında  Isilon – Scale out NAS kayıt cihazları petabyte lar seviyesinde bir alanı, tek bir sistem altında yönetmenizi ve saniyeler seviyesinde kısa sürede büyütebilmenize imkan sağlayan çözümler sunmaktadır. Kayıt sistemlerinde gerçek “Genişletilebilirlik” sadece daha çok sayıda hard drive ekleyebilmek değildir, Isilon – Scale out NAS çözümlerinde olduğu gibi kayıt kapasitenizi arttırırken aynı zamanda işlemci kapasitenizi, kontrolör sayınızı ve hard drive sayısınızı ve performansınızı da arttırabilmek demektir.

Konu kontrol merkezlerine geldiğinde de Dell Technologies bu alanda da tüm ihtiyaç duyulan çözümleri sağlayabilmektedir. (Yukarıda da bahsettiğimiz sunucu ve kayıt sistemlerine ek olarak). İş istasyonları, monitörler, UPS vs. 

Dell Technologies’nin özellikle video güvenlik pazarında sahiplendiği ve kucakladığı konulardan biri de açık standartlardır. Dell Technologies storage, compute ve networking konusunda açık standartların yerleşmesi ve yaygınlaşması konusunda da ciddi yatırım yapmaktadır.

Bunun temel nedeni, video güvenlik sistemi kullanan kurum ve kullanıcıların üretici bağımsız çözüm ve uygulamaları kullanmasına imkan vermektir. Bu sayede kullanıcılar istedikleri kamera üreticilerinin farklı model kameralarını, istedikleri üreticinin İzleme yazılımları üzerinden, tercih ettikleri video analiz uygulamalarını tercih ederek kullanabilmektedir.

Dell Technologies, video güvenlik pazarında kendi “ Validation Laboratuar”ın da kullanıcıların ve kurumların kendi video güvenlik çözümlerini kurmalarını ve test etmelerin imkan veren bir ortama sahiptir. Bu sayede kurumlar ve kullanıcıların spesifik olarak kendi kurmayı planladıkları çözümlerin performansını ve uyumluluğunu daha tercih etmeden önce test etme ve seçme imkanına sahiptir.

 

* Han Elektronik A.Ş. Genel Müdürü Hakan KASAP: Can ve mal güvenliği açısından hayati bir öneme sahip olan güvenlik sektörüne verilen önem küreselleşen dünyada yaşanan teknolojik gelişmeler ve toplum temel gereksinimleri ile her geçen gün katlanarak artmaktadır. Hızla gelişmekte ve yenilenmekte olan bilgi, veri, altyapı, müşteri ve kişi güvenliği anlayışı; işletme, çevre güvenliği, kamu binaları, kurum, kuruluş, hastane, üniversite, belediye, askeriye,  tesis, zincir mağazalar, vb. yerlere duyulan güvenlik ihtiyacını arttırmaktadır. Bununla birlikte pek çok alanda faaliyet gösteren uzmanlaşmış yetkin şirketlere ve nitelikli personele talep olacak ve sistemi güvence altına almak ve kontrolünü sağlamak için güvenlik CCTV gözetim sistemlerine ihtiyaç duyulacak. İşte biz tam da burada devreye giriyoruz.

En aktif çözüm olarak sunduğumuz CCTV kamera ve gözetim sistemlerindeki temel amaç evinizi, işyeri personelinizi kontrol altında tutmak, takip etmek ve çevre güvenliğini sağlamaktır. Basitçe örnek verecek olursak günümüzde sıkça karşılaştığımız ve yaşanan iş kazaları, yaralanmalar, soygun, hırsızlık, para alışverişinde ortaya çıkabilecek anlaşmazlıklar, unutulan eşyalar, işyerinde oluşabilecek birçok olumsuz durumlar, vb. gibi olayları eğer CCTV sisteminiz var ise kamera görüntülerini kayıt altına alabilir ve gerekli koşullarda kanıt olarak kullanabilirsiniz. Buna ek olarak binlerce kilometre uzakta olsanız bile uzak erişim sayesinde dilediğiniz zaman internet üzerinden CCTV kamera sisteminizi izleyebilir ve mevcut durum kontrolü yapabilirsiniz.

Kısacası günümüzde sıkça yaşanan ve ya yaşanabilecek olan bir takım olayların önüne geçmek, bu konuda caydırıcı olmak veya bunu kanıt olarak kullanabilmek, olayları takip etmek açısından CCTV güvenlik sistemi günümüzde hayatı çokça kolaylaştıran ve veri güvenliği açısından mutlaka kullanılması gereken bir sistemdir.

 

* Koyuncu Elektronik Genel Müdür Yardımcısı Ali YİPELLİ: Ciro hacmi olarak toplam sektör daralsa da sunulan çözümlerin çeşitliliği açısından bir gelişme dikkatimizi çekiyor. Sadece güvenlik amaçlı değil analiz ve iş geliştirme amaçlı çözümler hızla pazarda yerini alıyor.

En önemli sorunlardan bir tanesi toplam sektör hacminin istenilen ve beklenen düzeyde olmaması sebebiyle oluşan ticari istikrarsızlık ve sektörde günü birlik politikalar izlenmesidir.

 

* Mobotix AG Türkiye İş Geliştirme Yöneticisi Engin ŞAHİN: Sektör kendini ekonominin düzelmesine kilitlemiş gibi görünüyor. Halbuki burada bir değişim ve dönüşüm gerçekleşmesi şart. Çünkü iç ekonominin dinamik olduğu zamanlarda tüketim bazlı projelerle şahlanan, daralma anlarında da buhrana kapılan bir sektörümüz var var. Bu kırılgan yapıdan kurtulmanın en önemli yolu; üretken olmak, ihraç edebilmektir. Bunun için de nicelikten çok nitelikli iş yapma prensibini, etik çalışmayı öne çıkaracak firmalar ve know-how biriktiren eğitimli kadroların sektörde çoğalması gerekiyor öncelikle.

 

* Nemesis Elektronik Sis. İnş. Ve Müh. Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Onur AKKAYA: Türkiye’de güvenlik sektörü yıllardır az veya çok büyümekte. Bu büyüme ile sektörün bütçesel anlamda büyümesini ifade ediyorum, üretim anlamında ki büyüme ise çok yavaş. Yerli üretim ürünler konusunda çok geride olduğumuzu belirtmeliyim. Hizmet anlamında daha kalifiye firmalar çoğalıyor. Sektör emekçilerinin sayısı artıyor. Hizmet kalitesinin arttığını görebiliyoruz. Büyük yabancı gruplar satın almalar ile Türkiye pazarına giriyor. Bu durumun, ülkemizdeki pazarın dikkat çekici boyutlara geldiğini gösteren bir veri olduğunu düşünüyorum. 2019 bu gelişimin yavaşladığı bir yıl olsa da, ülkemizin potansiyelleri ile doğru orantılı olarak sektörümüz de önümüzde ki dönemlerde büyüme trendini beklenen seviyelere çıkaracaktır.

Sektörde ki en önemli sorunun standardizayon konusunda ki belirsizlik olduğunu düşünüyorum. Bir firmanın yaptığı işin kalitesini uluslararası normlara ne kadar uyduğunu belgelemesi neredeyse imkansız. Proje ya da danışman firmaların uyguladıkları prensipler birbirinden çok farklı. Zayıf akım sektörünün güvenlik bacağını “Safe & Security” olarak ikiye ayırırsak; Safe yani yangın güvenliği ve can emniyeti konusunda yetersiz bulsam da bazı yönetmelikler ve onların atıfta bulunduğu uluslararası standartlar bulunmakta fakat Security dediğimiz mal ve fiziksel güvenlik diyebileceğimiz kanatta hiçbir yönetmelik bulunmamakta.

 

* Nemesis Alarmsis Teknoloji San. Ve Tic. A.Ş.  Genel Müdür Yardımcısı Gürol TOPCU:  Şirketimiz Ülke genelinde şubesi /mağazası olan markalara elektronik güvenlik sistemleri montaj, periyodik bakım, servis hizmetleri vermektedir. Bu bağlamda 81 ilde yetkili servis ve yetkin teknisyen ağımız var. Burada yetişmiş teknik eleman ihtiyacı her zaman oluyor ve maalesef yeterli sayıda eleman bulunmamaktadır.

Ayrıca şirketimiz belirli standartlarda hizmet vermesine rağmen sektörün tamamında standartlarda bir hizmet verilmediğini düşünüyorum. Güvenlik sistemleri kurulum işi yapan ve sonrasında hizmet veren şirketlerin belirli standartlara göre kurulmuş olması ve belirli standartlarda hizmet vermesi gerekmektedir. Ayrıca yine bir otorite tarafından faaliyetleri denetim altına alınması gerekir diye düşünüyorum.

 

* Okisan Güvenlik Teknolojileri San. Ve Tic. A.Ş. Genel Müdürü Ekrem ÖZKARA: Türkiye, dünyanın en büyük/gelişmiş 20 ekonomik gücünden birisi. Doğal olarak, dünya elektronik güvenlik sektörünün de, büyük potansiyel pazarlarından birine sahip. Okisan’ın da içinde olduğu bir avuç ithalatçı/toptancı firma, uzun yıllar içerisinde, en ücra köylerimize kadar ürün ve montaj hizmeti sunabilecek bir ağ oluşturdu.  Ancak, bu ağa dahil satış/uygulama firmalarının hem teknik birikim ve beceri seviyelerinde farklılıklar var; hem de, bu firmaların ticaret bilgisi ve deneyimlerinde ciddi farklılıklar var.  Sektörümüzde, özellikle ticaret bilgisi ve deneyimleri yetersiz, (Ne yazık ki içerisinde ithalatçı/toptancı bazı firmaların da dahil olduğu) bir kesimin, pazarda yer edinmek adına tek bildiği yöntem fiyat kırmak. Sadece fiyat kırarak ticaret yapılacağını zanneden bu kesim, orta ve uzun vadede hem kendi geleceklerine, hem de tüm sektöre zarar veriyor. Çünkü, fiyat kırdıkça hem projelerin gerektirdiği teknik seviyedeki ürünleri kullanma imkanı kalmıyor; hem de her seferinde daha ucuz ürünler tedarik edip, daha az kazançla satmak zorunda kalınıyor. Nitelikli ürün- Nitelikli proje çözümü sunan İthalatçı/toptancı ve satış/uygulama firmaları ise,  gerçekte hakettikleri fiyatlarından kısarak son kullanıcıyı ikna etmeye çabalıyorlar.  İşte bu göreceli “en ucuz, daha ucuz, çok ucuz” kısır döngüsü satış sayısını çoğaltıyor, sektörü fiziken büyütüyor/şişmanlatıyor, ancak sıralı olarak makul ölçüde para kazanılamadığından ; son kullanıcıda “ya satış sonrası hizmetleri düzgün verilemeyen, ya da düşük teknik seviyeli ucuz(?!) sistemlerin” çığ gibi çoğalmasına neden oluyor. Ancak çok büyük ticari potansiyele sahip olan Türkiye pazarı; profesyonelce değerlendirilmek yerine, ucuzcu rekabet amatörlüğü ile hoyratça harcanmaya devam ederse hem sektörün mensupları, hem de de son kullanıcıları için zarar ve pişmanlıkla sonuçlanacağını söyleyebiliriz.

Tabii ki, marka ve ürün çeşitliliği anlamında, global pazardaki ciddi proje ürünleri de; ekonomik pazar ürünleri de ülkemizde ulaşılabilir durumda olacak. Tabii ki, her yıl bir önceki yıldan daha fazla sayıda cihazın satılıp montajlarının yapılması hedeflenecek. Tabii ki, teknolojik anlamda eskimiş kurulu sistemler, yeni teknolojiyle üretilmiş olanları için potansiyel bir pazar olarak değerlendirilecek. Ancak “Profesyonel Ticaret Kurallarına uymak yerine, Amatör Hırslara yenilip, hızla büyük cirolar yapma yarışına girildiğinde” son tahlilde sektörümüzün “hem güven kaybı, hem de kazanç kaybı” yaşaması kaçınılmaz olacaktır.

Hızla büyük cirolar yapmak adına sadece fiyat kırarak satış yapmak. Son kullanıcıya, her projenin gerektirdiği teknik seviye yerine ucuz, daha ucuz ürünler dışında seçenek bırakmayıp; fiyata odaklanmasını zorlamak” gibi temel sorunları önemsemezsek; ithalatçısından, küçük bir ilçedeki montaj/uygulama firmasına kadar binlerce firma ve on binlerce insan, yatırımlarıyla, emekleriyle, alın terleriyle, sektöre harcadıkları uzun yıllarıyla kendilerine ve ülkelerine değil; onbinlerce kilometre ötedeki üreticilere ve ülkelerine para kazandırmış/onların pazarlamacılığını üstlenmiş olacaklardır.

Uzaklardaki üreticinin derdi, çok sayıda ürününün satılmasıdır. Ürünün teknik niteliği, projelerde doğru ürünlerin kullanılması, makul kazançla son kullanıcıya ulaşması, gibi şeyler birincil derdi olmayacaktır. Türkiye pazarında inisiyatifi, uyanık üreticilere ve onların rüzgarına kapılıp fırsatçı ticaret yapmanın cazibesine kapılanlara bırakmamalıyız. 80 Milyonluk Türkiye pazarında ne tür ürünlerin, hangi oranda, hangi yöntemle pazarlanıp, nasıl fiyatlandırılarak satılacağına üreticiler değil biz karar vermeliyiz. Ölçütümüz evrensel ticaret kuralları ve çağdaş profesyonel yaklaşımlar olmalıdır.

 

* PCC Elektronik CEO’su Cemil ÖZDEMİR: Ülkemizdeki güvenlik sektörü nispeten sığ bir sektör olarak tanımlanabilir. Özellikle Çin ülkesinin neden olduğu ticari mantalite, kapitalizmden aşağı kalmayan üretim ve satış taktikleri oldukça baskın bir şekilde kendisini ülkemizde de hissettirmektedir.

Güvenlik sektörünün belli bir eğitim düzeyini gerekli kılması, nitelikli insan gücü kaynağı açısından sektörde duyulan bariz eksiklik sektörün gelişimine önemli sekteler vurmaktadır.

 

* Pronet Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ediz HABİP: Elektronik güvenlik sistemleri sektörü büyümeye çok açık ve oldukça dinamik bir sektör. Pazarın, ülkemizde 1 milyar dolar büyüklüğe yaklaştığı tahmin ediliyor. Sektörel olarak gelişmiş ülkelerin gerisinde olsak da elektronik güvenlik sistemleri pazarı büyümesini hızla sürdürüyor.

 

* Sensormatic Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş. Ceo’su İsmail UZELLİ: Hızlı kentleşme ve artan nüfus nedeniyle Türkiye’de ortaya çıkan güvenlik ihtiyacına ek olarak konut arzındaki artış, plaza, AVM ve stadyum gibi yapıların sayısında yaşanan önemli orandaki büyüme, sektörümüzün gelişiminde büyük rol oynadı. Aynı zamanda akıllı teknolojiler de sektörü büyüten önemli bir unsur olarak ön plana çıkıyor. Son yıllarda Anadolu’da ciddi bir büyüme eğilimi gözlemliyoruz.

Güvenlik sektöründe entegrasyon öne çıkarken her geçen gün gelişen elektronik güvenlik pazarı hem tüm güvenlik pazarını büyütüyor hem de pazardan daha yüksek oranda pay alıyor. Önümüzdeki yıllarda farklı markalara ait güvenlik sistemlerinin birbirleriyle haberleşip kolaylıkla yönetilebildiği, daha kullanıcı dostu sistem ve çözümlere talebin artacağını öngörüyoruz.

Sektörün sorunları arasında nitelikli eleman ihtiyacı ilk sırada yer alıyor. Ayrıca kalite standartlarının yükseltilmesi ve haksız rekabetin önlenmesi de çözüm bekleyen önemli sorunlar arasında bulunuyor.

 

* Teknik Bilgi Elektronik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Saruhan ACAR: Genel olarak elektronik güvenlik sektörü her kategori de (Yangın Alarm, hırsız alarm, CCTV, Access kontrol) gelişmeye devam ediyor. Bu kapsamda her yıl bir önceki yıldan daha fazla çalışma oluyor. Tabi ki bu gelişme hızı eminim hiçbir meslektaşımı tatmin etmiyordur. Bunda da haklılık payı var, çünkü sektörümüz daha hızlı büyümeyi hakkediyor bence. Bu yavaş gelişmenin tabi ki belli nedenleri var. Bunların başında ürünlerin döviz cinsinden satılması ve kurlardaki artış, dalgalanmanın maliyetleri çok arttırması. Bu durum projelere ayrılan bütçelerin azalmasını ve zaman zaman da alımların kısıtlanması veya ertelenmesine neden oluyor. Sektörümüzde devam eden en büyük sorun standartların olmayışı ve denetleme mekanizmasının yetersizliği. Elektronik güvenlik sektöründe yönetmeliklerle standarttı belirlenen ve bu kapsamda da kamu tarafından denetlenen tek alan Yangın Alarm sistemleridir. Bunun haricindeki dallarda maalesef denetim ve standartlar hala oluşmamış durumda. Bunun sonucunda da uygun olmayan, görevini yerine getirmeyen sistemler kurulmakta bu da sektörümüzü olumsuz etkilemektedir.

 

Türkiye güvenlik sektörü global pazarın neresinde? 

* Ateksis Bina Teknolojileri Satış Direktörü Barış KUŞ: Globalleşen dünyada artan güvenlik ihtiyacı ile birlikte teknolojik gelişmeler, sektörün sürekli gelişmesini sağlamaktadır. Türkiye ve diğer ülkelerde paralel olarak gelişme mevcuttur.

Türk yüklenici firmaların yurtdışında (Rusya, Orta Asya, Ortadoğu ve Afrika) gerçekleştirdiği projelerde, güvenlik sistemleri de işin parçası olduğundan, bu sektördeki sistem entegratörü firmalar da aynı bölgelerde oldukça aktif bir rol oynamakta ve bahsettiğimiz coğrafyada bu sektöre bir katma değer sağlamaktadır. Bunun sonucu da bu sektördeki firmaların iş hacimleri büyümektedir. Ateksis olarak, Bosch Güvenlik Sistemleri tarafından son 5 senede 4 kez EMEA en büyük müşteri ödülünün sahibi olduk.

 

* Biges Güvenli Hayat Teknolojileri A.Ş. Satış ve Paz. Direktörü Taner KÖSEOĞLU: Ülkemiz, tüm teknolojik gelişmeler göz önüne alındığında, son kullanıcılar olarak çabuk adapte olan, her zaman yenisini isteyen ve buna yatırım yapmaktan çekinmeyen bir profil çiziyor. Bu yüzden, mevcut ekonomik tedbirlere rağmen yeni teknolojilere olan ilgi biraz azalmış olsa da umut verici düzeyde.

 

* Dell Technologies – META Bölge Satış Müdürü Gürhan YILDIZ: Türkiye, yeni teknolojileri ve çözümleri kullanma ve hayata geçirme konusunda çok yetkin bir pazar. Her geçen gün video analiz uygulamalarının daha fazla kullanılmaya başlandığı, video güvenlik sistemi kullanıcılarının beklentilerinin de çok daha olgunlaştığı bir dönem geçiriyor.

Kullanıcıların Video güvenlik sistemleri ile ilgili beklentileri olgunlaştıkça buna paralel olarak IT sınıfı altyapı ve açık platform talepleri de her geçen gün artıyor. Bu anlamda Türkiye pazarının global pazarları takip etme konusunda çok iyi bir pozisyonda olduğunu söyleyebiliriz.

Global pazarlardan farklı olarak Türkiye pazarında özellikle kayıt süreleri, altyapıları ve paydaşların tanımlanması noktasında var olan düzenlemelerin, standartların ve uygulamaların artmasının, pazarımız açısından hem kullanıcılar hem entegratörler hem de üreticiler açısında daha fazla kalite algısının oluştuğu ve sektörün sağlıklı bir şekilde büyümesine fırsat veren bir uygulama olacağı kanaatindeyim.

 

* Han Elektronik A.Ş. Genel Müdürü Hakan KASAP: Günümüzde Türkiye güvenlik sektörünü değerlendirecek olursak, dünya pazarının ortalama %1’i kadar olduğunu söyleyebiliriz. Gün geçtikçe daha da artan nüfus ve hızla gelişen teknoloji, beraberinde hem Türkiye pazarında hem global pazarda güvenlik hizmetlerine duyulan talebi artırıyor. Dolayısıyla, burada bizlere düşen, en güncel ve yenilikçi teknolojiyi takip ederek, en hızlı ve akıllı çözümleri en kısa sürede, verimli bir şekilde piyasaya sokarak, güvenlik adı altında pazarda Türkiye pazarında talep ve ihtiyaçlar doğrultusunda en pratik ve hızlı çözümleri sunarak ülkemizde huzur ve refahı sağlamaktır.

 

* Koyuncu Elektronik Genel Müdür Yardımcısı Ali YİPELLİ:  Türkiye güvenlik sektörü şuan dünya pazarının %1.1’i kadar. Ürünler, çözümler ve servisler anlamında farkı kapatmış olsak da hacim pazar payımız 1,25’lerden 1,1’lere geriledi.

 

* Mobotix AG Türkiye İş Geliştirme Yöneticisi Engin ŞAHİN: Bu konuda çok ilerde olduğumuzu söylemek pek mümkün değil. Kamu İhale Kanunu yapısı ve milli bir güvenlik standardımızın olmaması gibi yapısal eksiklikler nedeniyle proje geliştirmedeki bozukluklar ve kalitede eksiklikler devam ediyor. Bu da Araştırma Geliştirme için minimum motivasyon ve sadece masif ürün satışına yönlenmek demek. 80 milyonluk ve çevresel gelişmelerden dolayı güvenlik algısının yüksek olduğu bir ülkede sektörün potansiyeli ciddi olsa da, bunu gerçekleştirmek için iç ekonominin düzgün gittiği yılların beklenmesi ve değerlendirmenin de salt satış/adet bazlı bir şekilde yapılması durumun ne kadar sığ görüldüğünü net şekilde ortaya koyuyor. Halbuki bu potansiyelden net şekilde yerli yazılım firmasının artması gerekirdi. Bu artış, kopyala yapıştır yerine gerçekten algoritma üreten, know-how satın alan değil düşünen, yapan ve çözüm sunan ve satan firma yapılarında olursa o zaman ihraç eder konuma gelinir ve sektörün bir oyuncusu olduğumuzu söyleyebiliriz.

 

* Nemesis Elektronik Sis. İnş. Ve Müh. Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Onur AKKAYA: Yakın dönemlerde ülkemizde yerli üretim ürünlere olan ilginin arttığını, toplumda bu konuda bir motivasyon olduğunu gözlemliyoruz. Fakat zayıf akım sektöründe henüz Türkiye, ölçeğinin çok altında bazı ülkelerle bile yarışamaz bir noktada. Birtakım teşvikler ve ar-ge yatırımlarının desteklenmesi ile bu durumun değişebileceğine inanıyorum. Biz Nemesis olarak yerli üreticileri elimizden geldiği kadar desteklemekteyiz.

Hizmet sektörü olarak baktığımızda ise gayet iyi bir noktada olduğumuzu düşünüyorum. Mühendislik, müşteri memnuniyeti, hızlı çözüm anlamında önemli aşamalar kaydettiğimizi görüyoruz. Bu gelişimde özellikle yabancı yatırımcıların standartlarını ülkemize taşıyarak bu gelişime önemli katkılar verdiği fikrindeyim. Türkiye, mühendislik ve uygulama kabiliyetlerini özellikle komşu ülkelerde büyük oranda sergilemekte bir anlamda hizmet ihracatı yapmaktadır.

 

* Nemesis Alarmsis Teknoloji San. Ve Tic. A.Ş.  Genel Müdür Yardımcısı Gürol TOPCU:  Ülkemiz güvenlik sektörü son 10 yılda iyi bir grafik sergilemiştir. Özellikle CCTV sistemleri kamu ve özel sektörde iyi bir grafik sergilemiştir. Avrupalı ve Çinli şirketlerin Türkiye ofislerini açması ve buralarda kadro kurmaları özellikle CCTV pazarının gelişmekte olduğunu göstermektedir. Güvenlik sektörü dediğimiz zaman yelpazenin altında CCTV’nin yanı sıra alarm sistemleri, yangın ihbar sistemleri, geçiş kontrol sistemleri, alarm kontrol merkezleri gibi birçok alt sektör bulunmaktadır. Özellikle alarm kontrol merkezi tarafından takip edilen alarm sistemi sayısı Avrupa ve birçok ülkeye kıyasla çok düşüktür. Özellikle bu sektörün ileri ki yıllarda büyümesini öngörüyoruz.

 

* Okisan Genel Müdürü Ekrem ÖZKARA: Türkiye, güvenlik sektörü cihazlarında henüz üretici değil.. Halen global anlamda büyük potansiyel pazarlardan birisi. Pazarımızda kendi markalarını hakim kılmak isteyen üretici ülkeler, sayısız ürün ve fiyat alternatifleriyle “Fiilen” sahadalar. Bugünden yarına “rekabet edebilir cihazları” üretme şansımız yok gibi. Ancak donanım ve yazılımlardaki trend; sayısı her geçen gün çoğalan güvenlik sistemlerini, akıllı networkler ve akıllı analizlerle birbirine bağlayıp, tasarlanmış görevleri yaptırabilmeyi hedeflemekte. Yani, olay artık; kamera, alarm, X-ray, Access kontrol, vb. cihazların satışı/montajı seviyelerini aşma yolundadır.. Cihazların gelişen nitelikleri kadar ve hatta daha fazla, satıcı/uygulayıcıların mesleki donanım ve birikimleri önem kazanmaktadır. Güvenlik sektörümüzde, bu trendi görüp hazırlıklarını yapanlar global pazardan hakettiği kazançları almaya devam edeceklerdir.

 

* PCC Elektronik CEO’su Cemil ÖZDEMİR: Bu konuda global ve yerel pazarın ikiye ayrıldığını söylemek çok yanlış olmayacaktır. Devlet yani kamu pazarında, kamusal yatırımlar nedeniyle güvenlik sektörü iyi durumdadır. Ancak, özel sektör pazarında güvenlik sektörünün arge, yatırım ve satışlar açısından hala orta ve alt segmentte bulunduğu söylenebilecektir.

 

* Pronet Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ediz HABİP: Elektronik güvenlik sistemlerini kullanan ev ve iş yerlerinin penetrasyonu ABD’de yüzde 20 - 25, Avrupa’da ise yüzde 10 seviyesinde. Ülkemizde ise alarm haber alma merkezine bağlı elektronik güvenlik sistemi kullanan ev ve iş yerlerinin penetrasyonu yüzde 1,5.

 

* Sensormatic Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş. Ceo’su İsmail UZELLİ: Ülkemiz, dünya ortalamasının üzerinde büyümesiyle bu pazarın öne çıkan oyuncuları arasında yer alıyordu ancak bu yıl büyüme gerçekleşmedi. Dünyada 80 milyar dolar büyüklüğü bulunan global güvenlik pazar hacminin yaklaşık 3 milyar doları Türkiye’de bulunuyor.  Coğrafi konumu ve teknolojiyi yakından takip eden bir ülke olması gibi sebeplerle Türkiye hem güvenlik sektöründe hem de güvenlik teknolojileri kategorisinde önemli bir pazar olma özelliğini hala taşıyor. 

 

* Teknik Bilgi Elektronik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Saruhan ACAR: Sektörümüz bence global pazarda önemli bir yere sahip. Yurtdışı fuarlarda en yüksek katılım sağlayan ülke vatandaşlarının Türk meslektaşlarımız olduğunu gözlemliyorum, bunda da sanırım yanılmıyorum. Benzer şekilde yurtdışı fuarlarda yaptığımız görüşmelerde yabancı üreticilerin tamamı Türkiye pazarını çok önemsiyor ve mutlaka pazarımızda olmak istiyor. Birçok global önemli oyuncu Türkiye de ofis açmakta veya mevcut ofislerine ciddi bir şekilde yatırım yapmakta, büyütmekte. Bunlar da global pazarda nasıl önemli bir yere sahip olduğumuzun somut göstergeleri diye düşünüyorum.

 

Sektördeki yeni trendleri nelerdir?

* Ateksis Bina Teknolojileri Satış Direktörü Barış KUŞ: Geçtiğimiz on yılda, network tabanlı çözümlerin çok ciddi anlamda arttığını görüyoruz. Akıllı analizler ve yazılımlar, nesnelerin interneti (IoT), uzaktan verilen servisler, bulut teknolojileri, sanallaştırma, açık standartlar popüler trendler.

Günümüz dünyasındaki en önemli noktalardan birinin, bilgiye ulaşmaktan çok bu bilgileri verimli biçimde analiz edip kullanmaktan geçtiğini düşünüyorum. Dolayısıyla güvenlik sektöründe de aynı şekilde, sensörlerden elde edilen verilerin (kamera görüntüsü, yangın detektörü durum bilgisi, vs.) analiz edilerek en hızlı şekilde ilgili personele aktarılması ve sistemin de daha önceden kurgulanmış senaryoya uygun olarak çalışmasının sağlanması gerekiyor. Hem dünyada hem de Türkiye’de network tabanlı entegre sistemlere olan ihtiyaç artmakta ve bu ihtiyaca cevap verecek marka/firmalar öne çıkmaktadır.

 

* Biges Güvenli Hayat Teknolojileri A.Ş. Satış ve Paz. Direktörü Taner KÖSEOĞLU: Güvenlik sektörü geçtiğimiz yıllarda hızla değişen teknolojileri ile aslında ürün anlamında önemli üst noktaları ulaştı ve ürün anlamındaki gelişim biraz daha yavaşladı. Artık tüm üreticiler ve geliştiriciler, ürünlerin insan hayatına dokunan bölümüne yani çözümlere odaklanıyor. Biges olarak bizim de katma değerli servisler yaratarak sektöre ve hayatlarını kolaylaştırarak müşterilere faydası olacağını düşündüğümüz konularda çalışmalarımız hızla sürüyor.

 

* Dell Technologies – META Bölge Satış Müdürü Gürhan YILDIZ: Video güvenlik ve CCTV sektörü geçtiğimiz dönemde analogdan IP CCTV ye geçiş sürecini ve bu sürece paralel olarak yüksek çözünürlüklü ve görüntüyü sıkıştırma performansının her yıl geliştiği bir dönem geçirdi. Sistemlerin IP sistemlere dönmeye başlaması, kamera sayılarının ve bu sistemler için gerekli olan veri miktarının artması beraberinde bu büyük verinin ve altyapının nasıl yönetilmesi gerektiği gibi temel bir konuyu gündeme getirdi. Özetle bu zamana kadar genel gündem büyük verinin toplanması, yönetilmesi ve güvenli bir şekilde kaydedilmesi ve bu verinin siber güvenliği eksenin de dönüyordu.

Ancak artık günümüzde temel konu, bu toplanan büyük verinin çeşitli AI (Yapay zeka), machinelearning gibi teknolojilerle anlamlı bir hale getirilmesi ve kullanıcıların olası riskleri daha oluşmadan önce farketmesine imkan sağlayan teknolojiler eksenine kaymaktadır.

İşte tam da bu noktada video analiz, görüntü analizi, yapay zeka ve makina öğrenmesi teknolojilerinin verimli bir şekilde çalışmasına imkan sağlayan, bu teknolojilerin verimlilik ve hız perspektifinde kısmen edge (uç) da, kısmet core (merkez) de, kısmet cloud (bulut) da çalışmasına imkan veren altyapılar ve bütünleşik mimariler tercih edilmeye başlanmıştır.

Dell technologies işte bu teknolojileri geliştiren ve geliştirilmesine imkan veren üretici olma misyonuyla Video güvenlik ve IoT pazarına şekil vermeye devam etmektedir.

 

* Han Elektronik A.Ş. Genel Müdürü Hakan KASAP: Analog HD kamera sistemlerinde 5MP teknolojisine ek olarak 4K analog HD kamera ve DVR’lar piyasada aktif olarak yer almaya başladı. Aynı zamanda analog HD sistemlerde akıllı analizli H265+ üstün sıkıştırma teknolojisi sayesinde %60-70 oranlılarında kayıt avantajı ile daha uzun süreli kayıt ya da daha az disk kapasitesi kullanımı sağlanıyor. Ek olarak, artık AHD sistemlerde BNC kablosu üzerinden ses transferi sayesinde tüm sistem sesli olarak devreye alınabilecek.

Bununla beraber IP sistemler tarafında mevcutta kullanılan dahili akıllı video analizli kameralar, kameraya gömülü plaka tanıma sistemi, yüz tanıma sistemleri, kablosuz alarm sistemleri, access point, IoT (Nesnelerin interneti) ile gerçekleşen cihaz entegrasyonları, bulut teknolojileri ve 3. parti VMS yazılımlarına ek olarak öğrenebilen yapay zeka yazılımları ile sistem entegrasyonu ön planda rol almaktadır. Örneğin yapay zeka yazılımında; insan ve yüz algılama adı altında; cinsiyet tahmini, yaş aralığı tahmini, saç tipi (Uzun, kısa, at kuyruğu, türbanlı, şapkalı vb.), çanta veya paket taşıma, bebek taşıyan algılama, pantolon tipi (uzun, kısa şort, kask vb.), t-shirt tipi (kareli, düz renk veya şeritli), pantolon rengi, yürüme yönü, sırt çantası taşıma durumu, maske takma durumu, ceket veya gömlek tipi, şemsiye taşıma durumu, kıyafet rengi, gözlük durumu vb. pek çok analiz yapılabilirken; araç algılama adı altında; araç tipi (Örn: sedan, SUV, minivan vb.), araç markası algılama (100 + kayıtlı marka), plaka cinsi algılama (resmi, tüzel, konsolosluk, polis, yabancı vb.), emniyet kemeri algılama, araç model tahmini, plaka rengi, tehlikeli kimyasal, şoför yan koltuğu boş – dolu bilgisi, araç rengi, motorlu ise kask kontrolü ve sürücü kıyafet bilgisi, araç yön bilgisi, motorlu kurye paket bilgisi gibi analizlerde aktif olarak kullanılmakta ve taleplere üst segment profesyonel çözümler sunmaktadır.

 

* Koyuncu Elektronik Genel Müdür Yardımcısı Ali YİPELLİ: Analiz ve yapay zeka CCTV sektörü için henüz başlangıç aşamasında diyebiliriz ancak ilerleyen yıllarda IoT, veri toplama ve analiz hayatımıza ciddi manada girecektir.

 

* Mobotix AG Türkiye İş Geliştirme Yöneticisi Engin ŞAHİN: Dünyadaki gelişmelere de paralel olarak siber güvenlik, derin öğrenme bazlı analizler ve bu analizler içinde Avrupa’da GDPR, Türkiye`de KVKK’ya uyumlu olanların öne çıktığını gözlemliyoruz.

 

Nemesis Elektronik Sis. İnş. Ve Müh. Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Onur AKKAYA: Sektörümüzde yazılım üzerinden yapılan analizler ve IOT yani Nesnelerin İnterneti konularında çok hızlı gelişmeler yaşanmakta. Eskiden çok zor gibi düşünülen iki farklı sistemin haberleşmesi, entegre çalışması, ortak bir amaç için kendi kendilerine organize olmaları konuları şimdi çok pratik bir şekilde yapılabilmekte. Bu gelişim; işletmelerde Elektronik Güvenlik sistemlerinin pasif bir sistem olmaktan çıkıp işletmenin ana işkolunun destekçisi ve aktif bir bileşenine dönüşmesine neden olmakta. Mesela, eskiden kamera sistemini sadece güvenlik için kullanan bir mağaza şu anda müşteri eğilimleri, yaptıkları bir reklam çalışmasının performansı, personelin verimliliği gibi birçok önemli alanda veri kaynağı olarak kullanmaktadır.

Bu gelişimin dezavantajları da var tabi. Eskiden bilgi güveliği, sistemlerin dışardan müdahaleye kapalılığı, veri hırsızlığı konuları çok kolay bir şekilde güvenlik altına alınabilir iken şu anda bu konular tüm kullanıcılar için büyük bir risk haline dönüştü. Bu nedenle siber güvenlik konuları önümüzdeki dönemde yeni trendlerden biri olmak zorunda. Nemesis olarak biz bu riskleri minimize etmek adına güvenilir, bilinen, arka kapı riskini taşımadığına inandığımız ürünler ile sistemlerimizi uygulamaya çalışıyoruz.

 

* Nemesis Alarmsis Teknoloji San. Ve Tic. A.Ş.  Genel Müdür Yardımcısı Gürol TOPCU:  Dünya tüketici elektroniği incelendiğinde tak çalıştır cihazlar çok popüler olmaktadır. Özellikle ülkemizin genç nüfus yapısı dikkate alındığında bu tip teknolojilerin rağbet göreceğini düşünüyorum. Bu tip sistemler bulut destekli çözümler ile sistemlerin akıllı telefonlardan kontrolü, izlenmesi bu sistemleri tercih sebebi yapmaktadır. Güvenlik sektöründe de kullanılan cihazların kurulan sistemlerin kullanıcı dostu karışık olmayan özellikle bireysel pazarda bu tak çalıştır sistemlere ilginin artacağını düşünüyorum.

 

* Okisan Genel Müdürü Ekrem ÖZKARA: Elektronik Güvenlik ürün ve sistemlerinde teknolojik anlamda çeşitlenmeler, saha ihtiyaçlarına bağlı gelişmeler olacaktır. Ancak, yakın zamanda çarpıcı teknolojik sıçramalar, ürün ve altyapı donanımlarında köklü dönüşüm beklenmemeli. Nesnelerin internetinin (IoT) konuşulduğu bir çağda; gelişimin yazılım ağırlıklı olacağı muhakkak. Yazılımın ağırlık kazanması bir trend değil, zorunluluk. Hayatın hemen her alanına giren elektronik güvenlik sistemlerinin sayıca çoğalıp niteliklerinin artması insan gözüyle yönetim ve denetimi imkansız kılıyor. Yakın gelecekte sistemlerden beklentilerimizi planlayıp, almak istediğimiz verileri/sonuçları belirleyeceğiz ve kalanını yazılımlar halledecek.

 

* PCC Elektronik CEO’su Cemil ÖZDEMİR: Video analiz işlevleri, birbirinden ayrı ve farklı sistemlerin entegre edilerek birlikte ve merkezi olarak çalışabilir hale getirilmesi ve IOT, yapay zeka, derin öğrenme gibi teknolojilerden faydalanmak suretiyle geliştirilen her türlü akıllı uygulama ve sistem dolayısıyla akıllı şehir, bina vb. yeni trendler olarak sıralanabilecektir.

 

* Pronet Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ediz HABİP: Artık akıllı teknoloji ve yapay zekaya sahip olan uygulama ve çözümleri günlük hayatımızda daha sık ve kolay bir şekilde kullanır olduk. Mobil teknolojiler de hayatımızın içinde önemli bir yere sahip. Kullanıcılar mekandan bağımsız olarak ev veya iş yerlerinin güvenlik yönetimini uzaktan da yapabilmek istiyor ve daha sorunsuz, daha hızlı çözümler talep ediyorlar.

Dünyada öne çıkan trendlerin başında kişiselleştirilebilen sistemler ve akıllı güvenlik çözümleri geliyor. Biz de Pronet olarak teknolojideki yeni dinamikleri yakından takip ederken sunduğumuz çözümlerle sektördeki öncü konumumuzu koruyor ve güvenlik ihtiyaçlarına en uygun çözümlerle kullanıcılarımızı buluşturuyoruz. Akıllı Güvenlik Çözümlerimiz sayesinde alarm sisteminizi uzaktan cep telefonunuz üzerinden tek bir tuşla kontrol edebiliyorsunuz. Sisteme farklı akıllı ürünler ekleyerek kapı zilinizden kilidinize, kombinizden prizinize kadar pek çok farklı noktayı orada olmasanız da yönetebiliyor ve ihtiyaçlarınıza göre güvenlik sisteminizi kişiselleştirebiliyorsunuz.

Ev ve iş yerleri için ayrı senaryoların oluşturulabildiği sistemlerle bu mekanları canlı olarak izlemek mümkün. Örneğin, okuldan eve gelen çocuğunuz kapıyı açtığında hareketi algılayan Akıllı Video, çocuğunuzun eve geldiği anın kısa bir videosunu çekerek size bildirim olarak gönderiyor veya isterseniz işyerinizde sadece kasanızın bulunduğu odanın kapısı her açıldığında yine görüntülü bildirim alabiliyorsunuz. 

Teknolojik gelişmeleri takip ederken bu gelişmeleri kullanıcılarımızın beklentilerine göre sunuyoruz. Yapay zeka teknolojisi de bu gelişmelerin en önemlileri arasında yer alıyor ve son dönemde öne çıkan trendler arasında tüm dikkatleri üzerinde toplamayı sürdürüyor. Biz de bu konu üzerinde çalışmayı sürdürüyoruz. Alarm ve görüntüleme sistemlerine entegre olarak çalışan yapay zeka çözümlerimiz sayesinde kullanıcılarımız; beklenmedik aktivite bildirimi, alarm takibi, görüntü takibi, nesne algılama ve raporlama konularında en üst teknolojiyi kullanıyorlar.

 

* Sensormatic Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş. Ceo’su İsmail UZELLİ: Teknolojik gelişimin bir hayli hızlandığı, artık her yeni güne büyük değişimlerle başladığımız, verinin değer kazandığı bir çağdayız.  Dijital dönüşümle bütün ezberler bozuluyor. Çok da uzak olmayan bir gelecekte robotlar hayatımızın ayrılmaz bir parçası olacak. Bunun güvenlik teknolojileri sektörüne de önemli yansımaları oluyor. Örneğin; geçmişten bugüne kayıt amaçlı kullanılan görüntüleme sistemleri, artık görüntüler üzerinde anlık analizler gerçekleştiriyor. Bu sayede algılanan görüntüye anlam katarak, olaylara en hızlı şekilde yanıt vermek mümkün oluyor. Kayıtlı bulunan geçmiş verisini sürekli olarak inceleyip, “öğrenen” yapay zeka, böylelikle her seferinde daha iyi, daha doğru ve daha etkin kararlar alabiliyor. Sensörler ve kameralar tarafından algılanan veri, yüksek performanslı bir sistem üzerinde kullanılabilir bilgiye dönüştürülüyor. 

Diğer yandan güvenlik teknolojileri sektöründe parmak izi ve iris gibi biyometrik özellikleri esas alan güvenlik sistemleri giderek daha ön plana çıkıyor. Bugün 40 farklı biyometriden tanımlama yapabiliyor. Dahası, yeni nesil iris tanıma sistemleri ile göz taramasıyla kimlik doğrulama için durup beklemeye bile gerek kalmıyor. Her geçen gün daha verimli hale gelen biyometrik güvenlik sistemlerinin gelecekte hızla yaygınlaşacağı açık.

Yakın geçmişte sadece filmlerde gördüğümüz bazı kurguların bugün gerçeğe dönüştüğüne tanık oluyoruz. Örneğin; Securitas drone'ları Amerika'da ve Almanya’da yangın vakalarında kullanılmaya başlandı. Bu cihazlar, riskli alanların hiçbir olumsuz duruma sebebiyet vermeden gözlenmesini sağlayarak, olaylara en hızlı müdahaleyi mümkün kılıyor.

Benzer şekilde, Endüstri 4.0 trendiyle birlikte insanların bugüne kadar rutin işleri üstlendiği üretim tesisleri, sağlık tesisleri ve benzeri alanlarda görevi devralmaya başlayan robotlar da güvenlik teknolojilerinin vazgeçilmezi haline geliyor.

Hayatımızdaki her şey giderek mobilleşiyor. Bu noktada güvenlik uygulamaları da mobilleşerek telefonlarımıza kadar girmeyi başardı. Buna en iyi örneklerden biri, akıllı cihazlara yüklenen bir uygulama ile mobil telefonun bir panik butonuna dönüşebilmesi. Uygulamayı yükledikten sonra kullanıcının olay anına ait video ve ses kayıtlarının uzaktan izleme merkezindeki operatörlere iletilmesi için sadece cihazı sallaması yeterli oluyor. Böylelikle tehlike anında kolluk kuvvetlerine anlık bilgi akışı sağlanıyor.

Kurumsal ölçekte ise acil durum yönetim sistemleri, doğal afet ya da can güvenliğini tehdit eden durumlarda çalışanların güvende olup olmadığını anında sisteme raporluyor. Bilgi mesajları, merkezi sistem üzerinden tüm kullanıcıların akıllı telefonlarına iletilebiliyor.

Öte yandan günümüzde kullanım alanları hızla artan, iş süreçlerinde ciddi faydalar sağlayan RFID teknolojisi, farklı senaryolara uyum sağlayan esnekliği ve yüksek hassasiyeti sayesinde perakende zincirlerinden hastanelere, müzelerden Ar-Ge, tasarım ve üretim merkezlerine kadar pek çok kurum için hem güvenlik hem de operasyonel verimlilik sağlıyor. Ürün ya da eşyalara adeta birer kimlik kazandıran RFID etiketler üzerine yerleştirildiği nesnelerin lokasyonlarının takip edilmesini sağlıyor. Bu sayede her sektörde farklı bir fayda oluşturuyor. Örneğin, hastanelerde yenidoğan bebeklerin güvenliğini sağlamak için geliştirilen Bebek Takip Sistemi ile prosedür dışı her türlü eylemi önlemek için, anne ve bebeğin bina içindeki konumları aktif RFID etiketlerine sahip bileklikler aracılığıyla anlık olarak takip ediliyor. Belirlenen kurallar dışında gerçekleşen en ufak aktivitede güvenlik sistemi alarma geçiyor. Müze ve sanat merkezlerinde sergilenen nadide eserlerin güvenliğini sağlamakta kullanılırken, perakende sektöründe reyon doğruluğu, hızlı stok sayımı, omnichannel stok yönetimi, operasyonel hız ve bunlara bağlı satış artışı sağlıyor.

Bunun yanı sıra Sensormatic mühendislerinin geliştirdiği Acil Durum ve Danışma Kiosku da hem AVM yönetimlerinin hem de ziyaretçilerin güvenlik ihtiyacına cevap verecek yeni bir çözüm. Alışveriş merkezlerinin güvenliğe ihtiyaç duyulan her noktasına kurulabilen bu kioskla, güvenliğin yanı sıra ziyaretçilerin bilgi edinme ihtiyacı da karşılanıyor.

 

* Teknik Bilgi Elektronik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Saruhan ACAR: Sektörümüz diğer ileri teknoloji sektörlerine paralel olarak mobil uygulamalar, mobil uzaktan yönetim, bulut platformları üzerinde verileri saklamak ve bu verilere yine bulut üzerinden ulaşmak gibi teknolojilere odaklanmış durumda. Ayrıca nesnelerin interneti, bir çok farklı segmentte ürün ve markanın birbiri ile haberleşmesi ve bir bütün olarak çalışması, yapay zeka gibi teknolojiler de artık sektörümüzde somut olarak yer almaktadır. 

 

2019 yılını değerlendirip, 2020 beklentilerinizden söz eder misiniz?

* Ateksis Bina Teknolojileri Satış Direktörü Barış KUŞ: 2019 yılı sene başındaki öngörümüzü paralel şekilde ilerledi.  Her ne kadar senenin yatırımlarda bazı yavaşlamalar gözlemlenmiş olsa da 2020 yılında yurtiçi ve yurtdışında bugüne kadar olduğu gibi güvenlik sektörüne yön veren firmalardan biri olmaya devam edeceğimizi düşünüyorum. Bu vesileyle sizin ve okuyucuların da 2020 yılını sağlık, başarı ve mutlu bir şekilde geçirmelerini temenni ederim.

 

* Biges Güvenli Hayat Teknolojileri A.Ş. Satış ve Paz. Direktörü Taner KÖSEOĞLU: Biges olarak 2019 yılını çoğunlukla Ar-Ge, Geliştirme ve Yenilenme çalışmaları ile geçirdik. Türkiye’nin 962. Resmi Ar-Ge Merkezi olduk. Yalnızca ülkemizde değil, tüm dünyada sektöre önemli katkıları olacak büyük projeler üzerinde çalıştık ve geliştirdiğimiz bir yazılımı 2020 yılının başı itibariyle Dubai Intersec Uluslararası Güvenlik Fuarında dünyaya tanıtacağız. Dolayısıyla bizim gelecek yıl ile ilgili iddiamız büyük: “2020’de çok şey değişecek.”

 

* Dell Technologies – META Bölge Satış Müdürü Gürhan YILDIZ: Video güvenlik pazarı Türkiye özelinde 2019 yılında kolay bir sene geçirmedi. Bu sene özellikle kamera yatırımlarının yanında, kamera ve güvenlik sistemi altyapıların revize edildiği, kayıt sürelerinin arttığı, datacenter mimarisinin ve kolay yönetilebilirlik taleplerinin arttığı bir yıl oldu.

2020 yılı konusunda biz pozitif bakıyoruz. 2020 yılının 2019 yılına oranla daha iyi geçeceğini ön görüyoruz. 2020 ayrıca daha önce kurulmuş olan güvenlik sistemlerinin de yenilenme zamanının da gelmiş olması perspektifinden iyi bir yıl olacak.

 

* Han Elektronik A.Ş. Genel Müdürü Hakan KASAP: Her sektörde olduğu gibi maalesef CCTV sektörü de Türkiye’de çok değişken iniş ve çıkışlarda seyrediyor. Biz kurulduğumuz günden bugüne kadar, çizgimizi hiç bozmadan kalite ve fiyat performansı çerçevesindeki stratejimizi korumaya devam ediyoruz. Artan pazar doğrultusunda güvenlik sektörü çok hızlı bir ivme ile gelişmektedir ve biz de bu yeni teknolojileri Türkiye’ye en gelişmiş halde getirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Bu yıl Türkiye pazarındaki ekonomik ve finansal dalgalanmalara rağmen bizler için çok verimli bir yıl oldu, inanıyoruz ki 2020 yılı da artan bir ivmeyle bizler için çok aktif bir yıl olacak.

 

* Koyuncu Elektronik Genel Müdür Yardımcısı Ali YİPELLİ: CCTV sektörü Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de son yıllarda geçen yıl hariç büyüme trendinde. 2019 yılında yaşanan makro ekonomik olumsuzluklar ve ekonomik göstergelerin genel işi etkilediğini gördük. Ancak bu dönemin geride kaldığına düşünüyor ve 2020 yılında CCTV sektörünün %5-6 gibi bir büyüme ile kapanacağına inanıyoruz.

 

* Mobotix AG Türkiye İş Geliştirme Yöneticisi Engin ŞAHİN: 2019 sektörün birçok paydaşı için ekonomik duruma paralel olarak zor geçti. Kendi adımıza yaptığımız öncü analizlerin sonucu aldığımız önlemler ile stabil bir görüntü çizdiğimizi ve hedeflerimize ulaştığımızı söyleyebilirim. 2020 yılında da kendi adımıza bu trendin devam edeceğini öngörüyorum. Ancak bu yılda da ticaret savaşlarının da devamıyla bütçesel problemlerin çok kolay aşılacağı kanaatinde değilim. Bu durumda sektörde çözüm, know-how ve hizmet olarak fark oluşturanların stabilitesini koruyup hatta bazılarının krizden çok karlı çıkacağını, buna karşılık dönüşüme ayak uyduramayanların işinin zor olduğunu düşünüyorum.

 

* Nemesis Elektronik Sis. İnş. Ve Müh. Hiz. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Onur AKKAYA: 2019 Yılı Türkiye için zor bir yıldı. Sektörümüzün büyüme hızı da buna paralel yavaşladı. Bu yıl özellikle inşaat sektörüne entegre ve öz kaynakları ile büyümeyen firmalar çok zarar gördüler.  Nemesis olarak, yıllardır öz kaynaklarımız ile büyümeyi ve dış kaynakları minimum seviyede tutmayı prensip edinmiş bir firma olduğumuzdan bu süreci çok zorlanmadan geçirdik. Ayrıca yıllardır endüstriyel tesislerde ve yurt dışında proje yapmamızın olumlu etkilerini gördük. Endüstriyel Tesisler ve yurt dışı projelerimiz devam etti.

2019 yılında yaşanan krizin bazı olumlu etkileri de oldu. Piyasa daha güvenli bir hale evrildi. Öz kaynak ve kapasite durumlarını yeterince değerlendirmeden iş yapan firmalar azaldı ya da rehabilite oldu. Şu anda piyasaların daha güvenilir firmalar ile yola devam ettiğini düşünüyorum.  

2019 yılında sektör özelinde, diğer konulara ilaveten, Ticaret savaşlarının doğrudan etkileri oldu. Onvif organizasyonunda, ithalat prosedürlerinde, gümrük vergilerinde, ambargo ya da teşvik bölgelerinde yaşanan değişiklikler, sonuçlarını uzun vadede gösterecek önemli konular.

2020 için beklentimizin çok olumlu olduğunu belirtmeliyim. Daha güvenli bir piyasada, daha planlı firmalar ile daha karlı bir yıl olacağını düşünüyoruz.

 

* Nemesis Alarmsis Teknoloji San. Ve Tic. A.Ş.  Genel Müdür Yardımcısı Gürol TOPCU: 2019 yılının ilk çeyreğinde 2018 den kalan işlerin devamı sebebi ile ekonomik anlamda şirketler bir şey hissetmemiştir. Ancak 2.çeyrek ve 3.çeyrek ile beraber piyasalardaki daralma hissedilmiş ve şirketlerin ciro ve karlılık rakamları düşmüştür. Özellikle inşaat sektöründe yeni yatırımların olmaması sektörü etkilemiştir. 2020 yılında da inşaat sektörünün durağan geçeceği yeni yatırımların olmayacağını ya da belli miktarda olacağını düşünüyoruz. Uzmanların görüşüne göre bugüne kadar yapılan konut stoğunun ileriki zamanlarda azalması ile paralel inşaat sektöründe yeniden bir yatırım süreci olabilir. Bu bağlamda güvenlik sektörü de inşaat sektörü ile paralel canlanabilir.  Bu görüşü de paylaşmakta faydalı olacağına inanıyorum.

 

* Okisan Genel Müdürü Ekrem ÖZKARA: Sektörümüzün mevcut durumu ve geleceği ile ilgili değerlendirmemizi yukarıdaki sorularınızı cevaplandırırken yapmış olduk. Okisan olarak ise, 28 yıldır “Sağlıklı Büyüme” prensiplerimiz belli; “Güçlü, Güvenli Ürünler Sunmak” ve ticari hayatımızda “Dürüst ve Samimi” olmak. Doğru zamanlamayla, doğru yatırımlar yapmak.

Bu yıl satın alarak baştan aşağı yenilediğimiz 3.500 m2’lik (yeni) Okisan Plaza; 2020 ve daha sonrası için beklentilerimiz hakkında yeterli ipucunu verecektir umarım.

 

* PCC Elektronik CEO’su Cemil ÖZDEMİR: 2019 yılı güvenlik sektörü açısından beklentilerimizden çok uzak bir şekilde geride kalmak üzeredir. 2020 yılına ümit var bir şekilde girmek istesek ve bir çok beklentimiz olsa da global ve yerel ekonomik göstergeleri dikkate alırsak 2020 yılının da bizleri zorlayacağını öngörmek çok hatalı olmayacaktır. Bununla birlikte güvenlik sektörünün sıkıntılar yaşansa da bu süreçten güçlenerek çıkmasını umut ve temenni ediyorum.

 

* Pronet Pazarlama ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ediz HABİP: 25 yıla yakın zamandır elektronik güvenlik sektörüne yaptığımız yatırımlarla kullanıcı beklentilerini odak noktamıza alarak büyüyoruz. Sektörde faaliyet gösteren ürün gamı en geniş şirketiz ve birçok kamu kuruluşu ile çalışıyoruz. Restoran zincirleri, konutlar, perakende zincirleri sadece alarm ve kamera değil farklı elektronik güvenlik çözümleri dahilinde sunduğumuz çözümlerden de faydalanıyor. Yaklaşık 200.000 bireysel ve kurumsal aktif güvenlik sistemi ve 2.000’e yakın çalışanımızla sektörün lideriyiz. Elektronik güvenlik sistemleri kategorisinde, merkezi haber alma sistemine bağlı ev ve işyerlerinin yaklaşık yüzde 60’ına destek veriyoruz. Başarımızın temelinde, kullanıcı beklentilerini odak noktamıza alarak kusursuz müşteri deneyimi yaratmak var. Varoluş amacımız kullanıcılarımızı ve onların değer verdiklerini, sevdiklerini korumak. Bu doğrultuda, teknolojiye ve insana hiç durmadan yatırım yapmayı sürdürüyoruz. 2020’de de bu strateji paralelinde hareket ederken pazar payımızı daha da artırarak yaygınlığımızı ve liderliğimizi sürdüreceğiz.

 

* Sensormatic Güvenlik Hizmetleri Ticaret A.Ş. Ceo’su İsmail UZELLİ: Sensormatic olarak, sektördeki güçlü geçmişimiz, zengin bilgi ve deneyim dağarcığımız, yetkin insan kaynağımızla istikrarlı büyümemizi 2019 yılında da sürdürdük. Ürün, çözüm ve hizmetlerimizle pek çok sektörden farklı büyüklükteki binlerce şirketin karlılığını ve verimliliğini doğrudan etkiliyoruz. Ülkemizdeki dijital dönüşüm sürecinin etkin oyuncularından biriyiz.  Bu nedenle işimizi en iyi biçimde yapmaya ve var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz. 2020 yılında da müşterilerimize küresel rekabet avantajı sağlayacak çözümler geliştirip, ülkemize yatırım yapmaya devam edeceğiz.

25 yıl önce yola çıktığımız ilk günden bu yana altını çizdiğimiz entegrasyonun, kaliteli hizmet ve değerler ile iş yapmanın sektörün gelişimine olumlu katkıda bulunduğuna inanıyoruz. Bunun en güzel göstergesi de son iki yıldır Bilişim 500’de Elektronik Güvenlik Entegratörü kategorisinde birinci olmamızdır.

 

* Teknik Bilgi Elektronik A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Saruhan ACAR: Teknim olarak 2019 yılını başarılı bir yıl olarak değerlendirebiliriz. 2019 yılında Ar-Ge bölümümüzün uzun süredir üzerinde çalıştığı yeni nesil Hırsız Alarm ürünlerinden oluşan PARS Serisi Hırsız Alarm sistemi projemiz tamamlandı ve satışa sunuldu. Bulut platformundan mobil yönetim özelliği olan Pars serisi alarm sistemimiz Teknim yeni nesil Hırsız Alarm sistemlerimizin temel taşını oluşturacak. Ayrıca yine tamamen kendi Ar-Ge bölümümüz tarafından tasarlanan, kendi bünyemizde ürettiğimiz Teknim Adresli Yangın ürünlerimiz de her gün daha çok iş ortağımız tarafından tercih ediliyor ve kamu/özel sektör birçok bina da başarılı olarak görevini yapıyor. Bu yoğun ilgi tabi ki bizi hem çok sevindiriyor hem de gelecek için daha da umutlandırıyor. 2020 yılında Ar-Ge bölümümüzün uzun süredir üzerinde çalıştığı 2 ayrı projenin de hayata geçeceği ve pazara çıkacağı bir yıl olacağını ümit ediyoruz, tüm hazırlıklarımız bu yönde devam ediyor.