G.Ö. 43.000 ile M.Ö. 17.000 yılları arasında yaşamın başladığı hoşgörü, kardeşlik ve medeniyetler şehri Hatay, dünyanın en büyük mozaik sergileme alanına ev sahipliği yaparak, bize antik dünyanın siyasal, toplumsal, sosyokültürel değerleri ve inanç sistemlerini betimleyen rengarenk bir dünyanın kapılarını açıyor. 

İlk olarak Antakya Cumhuriyet alanı, Asi Nehri kenarı yakınlarında konumlanan Eski Arkeoloji Müzesi dünyanın en büyük üçüncü mozaik müzesi olarak anıyordu. Mirasımız, pek çoğu 1932-1938 yılları arasında yapılan kazılarda keşfedilen Hitit, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerine ait; Harbiye, Antakya, Atçana, Seleukia Pieria’dan günümüze ulaşmış eserlere ev sahipliği yapıyordu. Ayrıca Büyük İskender’in Hatay’a gelmesi ve komutanlarının kurduğu devletlere ait eserler sergileniyordu. Özellikle Tykhe Hellenistik dönemden itibaren talih tanrıçası olarak bilinen Antiokheia’nın tasvir edildiği heykeller ve sikkeler ile beraber Roma Dönemi’nde inanılan tanrı-tanrıça ve kahramanların heykelleriyle oldukça zengin bir Mitoloji Bölümü’ne sahipti.

1939 yılında ziyaretçilerine kapılarını açan bilinen diğer adıyla Antakya Arkeoloji müzesi mevcut eserlere ve dönem koşullarına uymaması, modern müzeciliğin ihtiyaçlarına cevap verememesi sebebiyle Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ve Hatay Valiliği iş birliğiyle yeniden projelendirildi. Yapımına 2011 yılında başlanan ve sadece birinci etabı için 47 milyon TL harcanan yeni müze toplam 32.754 m² kapalı, 10.700 m2 sergi alanı ve 3500 m²’lik alanda sergilenen dünyanın sayılı mozaik koleksiyonlarından birine sahip olarak 2014 yılının Aralık ayında açıldı ve dünyanın en büyük mozaik sergileme alanı oldu. 

Mozaik koleksiyonu açısından dünya birincisi olan Hatay Arkeoloji Müzesi yeni projesiyle tüm uygarlıklara ait eserleri 9 ayrı temada sergiliyor. Açılan bölümlerde 10 mozaikli alan canlandırması, 86 heykel, 6 sütun ve başlığı, 1380 m² mozaik, yazıtlar, mil taşları, 6 maket ve 58 vitrin içerisinde binlerce cam, seramik ve metal eser sergilenmektedir. 2018 yılının Nisan ayında ziyaretçisine kavuşan “Lahitler Salonu” antik çağda ölü gömme gelenekleri ile ilgili olan lahitler, urneler, ostotekler ve mezar stelleri ile dönemin tüm sırlarını paylaşıyor. Salon “Antakya Lahdi” ile sona ererken, müze Orta Çağ ve İslami Eserler Bölümüyle tamamlanıyor.

400m2 çocuk müzesi ile birlikte 2 atölye, 1 uygulama merkezi, 2 sözel kurs salonu, 97 m²’lik dükkanlar, 250 m²’lik kütüphane ve arşiv bölümü; misafir, personel ve ziyaretçiler için 88 araçlık bir otopark, 347 m²’lik kafe ve dinlenme alanı ile 222 kişilik toplantı salonu da yer alıyor.

Ateksis olarak müzeleri yalnızca eserlerin depolandığı ve sergilendiği mekanlar değil, toplumu eğiten ve bilgilendiren kurum kimlikleriyle tanıyor ve projelerimizi bu hassasiyet çerçevesinde yürütüyor. Sistemi yalnızca güvenlik ihtiyaçlarını karşılamak üzere değil; Yaşam Döngüsü Maliyet analizlerini göz önünde bulundurarak bir güvenlik yatırımı niteliği taşıyacak önemde planlıyor, entegre ediyor ve devreye alıyoruz.

Hatay Arkeoloji Müzesi’nin Yangın Algılama, Video Gözetim, Soygun Alarm, Acil Anons ve Kartlı Geçiş Sistemleri entegre ettik. Yaklaşık 175 kamera ile gözetilen müzede Video Yönetim Sistemi olarak kendi markamız olan Duetron ile çalıştık. Acil Anons Sistemi için Plena Serisi, Yangın Alarm Sistemi için FPA-5000, Soygun Alarm Sistemi için ise modüler ve entegre edilebilir MAP-5000’i tercih ettik. Kartlı Geçiş Sistemi ise yine Bosch markaydı.

Bu eşsiz projeyle toplumsal, sosyal ve teknolojik boyutlarıyla değerlendirilen modern müzeciliğe katkıda bulunmak ve dünya coğrafyasının kültür varlığı konusunda kaynak konumunda bulunan değerli ülkemizin kültürel mirasını gözetme fırsatı yakaladık ve bunu çok değerli buluyoruz. Toplumların emeklerinin, düşüncelerinin, hayatı yorumlayışlarını ve inanç kalıntılarının yasadışı dolaşımının karşısında duruyor; önleme noktasında gelişen teknolojileri yakından takip ediyoruz.