Güvenlik sistemlerinin seçiminde kriter fiyat olmamalı

Promes Bilişim Güvenlik hakkında bizi bilgilendirir misiniz?
Güvenlik sektörüne hizmet etmeye 2004 yılında Eminönü’nde başladık. 2006 yılından itibaren Perpa da devam etmekteyiz. Güvenlik sektörüne ithalatçı olarak başladık ve ithalatçı ve temsilci olarak devam ediyoruz. 15 yıllık bir süreçte güvenlik sektörünün değişimini bizzat yaşayarak gözlemledik. Bu gelişme ve değişim süreçlerine ayak uydurarak biz de yenilendik ve değiştik. Şu anda elektronik, bilişim ve güvenlik sistemleri ihtiyaçlarına kurumsal bir yapılanmanın gücü ile hizmet vermekteyiz. Özellikle kamera güvenlik ve alarm sistemlerinde müşterilerimizin beklentilerini en üst seviyede karşılamak için çalışıyoruz. Bu çerçevede güvenlik kameraları, ortam izleme ve kayıt sistemleri ile beraber herkesin güvenli bir yaşam alanına sahip olmasını istiyoruz. Firma olarak şu anda müşterilerimize projelendirme, şartname oluşturma, teknik servis, ar-ve destek, danışmanlık ve projeleri devreye alma gibi çözümleri ve hizmetleri sağlıyoruz. Proje sahasında herhangi bir uygulama hizmeti yapmıyoruz. Uygulama hizmetleri bayiler ve entegratörler tarafından verilmektedir. Sattığımız ürünlerin 2 yıl boyunca garantisini eksiksiz olarak vermekteyiz. Tamir ya da değişimleri servisimizde yapıyoruz.

Hangi hizmetleri veriyorsunuz Promes olarak?
Güvenlik sektöründe kamera, şehir güvenliği ve kurumsal firmaların ihtiyacı olan tüm güvenlik sistemlerinin desteğini veriyoruz. Mesela yangın güvenliği tarafı ile ilgili çok yoğun çalışmamız yok ancak bu konuda da bütün projeyi çözebilmek için birlikte çalıştığımız ortak çözüm sunduğumuz ithalatçılar var. Biz ürünün ithalatını gerçekleştiriyoruz, teknik servis hizmetini veriyoruz. Bayilerimiz kanalıyla da projelendirmesini destek verilerek çözüme ulaştırılır. Kurumsal büyük projelere özellikle bayimizle beraber gidiyoruz. Genel ihtiyaçları tespit ediyoruz, riskleri detaylandırarak, senaryoları hazırlıyoruz ve ihtiyaçlarına uygun ürünleri seçiyoruz. Proje keşfine  göre uygun şartnameler hazırlayıp proje sürecini oluşturuyoruz. Devlet kamu kurumlarında ihtiyaçlara göre ihale dokümanlarını hazırlıyoruz. Özel şirketlerin talepleri doğrultusunda projelendirme çalışması ve maliyet çalışmasını yapıyoruz, Tüm uygulama sürecini bayimiz yapıyor ancak devreye alma aşamasında bize ihtiyaç olursa bizde yardımcı oluyoruz.

Yaklaşık 15 yıldır sektördesiniz sektördeki değişimi nasıl değerlendirirsiniz?
Dünyada özellikle bilişim güvenlik sektöründeki değişim çok hızlı bir şekilde olmaktadır. Özellikle 2014 yılından sonra kamera sistemlerinde analog HD’ler yaygınlaşmaya başladı. Klasik analog kamera dönemi sona erdi.
Kameraların iyileşme sürecinde yeni görüntü sıkıştırma teknolojileri gelişti. Bu yenilikler hem görüntün hızlı akışını hem de kapasite ihtiyacının azalmasını sağladı. Ardından analitik teknolojiler akıllı analiz yazılımlar geliştirildi.
Ayrıca ilk zamanlarda gelişmiş HD IP kameralar olmadığı için, büyük projeler daha çok bilinen birkaç markalı ürünler tarafından gerçekleştirilmekte olup çözümler basit ve klasikti.
2011-2012 yılından sonra Çin firmaları gelişmeye ve marka haline gelmeye başladı. IP megapiksel kamera teknolojisi yenilenerek yaygınlaşmaya başladı.

Özellikle son yıllarda güvenliğe ve özelde kameralara ihtiyaç duyulmasının altında ne yatıyor?
Güvenliğe bu kadar özel önem verilmesinin altında bir anlamda zenginlik yatmaktadır. Paraya sahip olan herkes güvenliğe de sahip olmak istemektedir. Aslında hırsızlığın çok arttığı söylenemez. 2000’li yılları başında kapkaç olayları hırsızlık vb daha fazlaydı. Ancak o zamanlar herkesin sahip olduğu mal maddiyat ve ekonomik durum bu kadar iyi değildi. Koruyacak şeylerimiz yoksa güvenliğe de ihtiyaç yoktur. Korumamız gereken şeyler ne kadar artarsa güvenliğe o kadar ihtiyaç duyarız. 

Koruyacak paranız varsa güvenliğe ihtiyacınız var demektir. Ülkenin ekonomisi iyiye gittikçe de güvenlik sektörünün daha da ilerlediğini beraber göreceğiz.  Şu anda insanlar için güvenlik yiyecek içecek gibi gerekli bir hale gelmiştir. Çünkü olay sonucunda herkes bir an önce suçluları failleri bulmak istiyor.  Tüm özel ve devlet kurumunda, hatta insanın olduğu her yerde güvenlik şart. İnsanlar için güvenlik olmadan huzurlu olunmuyor. Bu nedenle güvenlik kameralarına ve sistemlerine her zaman ihtiyaç olacaktır.

Sürekli teknoloji ürünleri eskiyor ve hızla yenileri çıkıyor pazara. Yenileri çıktıkça revizeler oluşuyor. Eskiden sadece lokal güvenlik vardı ancak internetin kullanımı ve hızı arttıkça insanlar oturdukları yerden evlerini izleyebiliyor çocuklarını ve çalışanlarını takip edebiliyor.

Teknolojinin hızının dezavantajları var mı?
Herkesin ortak düşüncesi teknolojinin artıları olduğu gibi eksileri inde kimi zaman olması. Teknoloji ilerledikçe suç işlemek kolaylaşıyor. Ama yakalamak da kolaylaşıyor. Bu durum virüs- antivirüs gibi ve teknolojik hırsızlıklar başlıyor. Bunun karşılığında bunu önlemek ve korumak için de farklı bir çözümler üretiliyor. Örneğin analiz yazılımlar ve yeni yüz tanıma sistemleri geliştiriliyor. İlk zamanlarda plaka tanıma sistemleri vardı ama çok yaygın değildi. Daha sonra otoparklar, sitelerde yaygınlaştı ve şu anda avm’lerde plaka tanıma sistemleri artık zorunlu kılındı.

İthalatınızı Çin’den yapıyorsunuz, Çin bu teknolojinin gelişme noktası haline mi geldi?
Çin malı kalitesizdir algısı vardı. Bunu duyan tüketiciler de fiyatından dolayı Çin malının kötü olduğunu düşünüyordu. Ama bu tartışmalı bir konu tabii. Ne alacağını, kadara alacağını bilmeyenlerin ortaya attığı bir iddia bu aslında.
Ürünleri alan kişiler yaptıkları işi teknik ve teknolojik anlamda tam anlamıyla biliyorsa kalitesiz Çin malı diye bir şey yok. Çok üst düzey kalitede Çin malı da bulunmakta. Ürün seçiminde sadece fiyat konuşursanız, üreticiler ürününü satabilmek için önemli teknik noktaları atlayarak, ürünleri sizin istediğiniz fiyata getirebilmek için değişiklikler yaparak üretecektir. . Bu ürünler olması gereken nitelik değerlerine sahip olmadığı için kısa süre içinde bozulmaktadır
Kalitesiz Çin mallarının piyasada olmasının sebebi öncelikle bu malları ucuz diye tercih eden tüketiciler ve müşteriler bu ürünleri tercih ediyor diye kalitesiz ürünleri ithal eden firmalardır.
İhtiyacımızı tam anlamıyla karşılayacak ürünleri seçersek kaliteli ya da kalitesiz diye bir ayrım olmayacaktır.
Diğer taraftan pazarda güvenlik sektörünü, piyasayı, teknolojiyi bilmeyen insanlar sadece genel kavramlar üzerinden talepte bulunuyor. “Benim iş yerim var 16 tane kamera taktıracağım” diyor. Fiyat veriyorsunuz pahalı diyorlar. Neye göre, kime göre, neden pahalı?
Ürün seçimini bilmediği için fiyata göre hareket ediyor. Evet, o zaman pahalı. Burada hem talep edende, hem de ürünleri sunan da sorun var.   İnsanlar tam anlamıyla neye ihtiyacı olduğunu bilmiyor. Güvenlik açıkları nelerdir öncelikle onların tespit edilmesi gerekiyor ve bu açıkları kapatacak ürünleri seçmeyi bilmek gerekiyor. Bu ürünleri gerçek anlamda kullanmak gerekiyor. Birçok firma güvenlik kamerasını sadece görünmesi yeterli diye taktırıyor.  Birçok son kullanıcıda zaman zaman şununla karşılaşıyoruz. Kamerayı sistemi alınmış takılmış ancak 1 sene boyunca hiç bir kontrol yapılmamış. Sistem incelenmemiş kamera kayıt alıyor mu almıyor mu diye. Sadece canlı olarak izlenmekte ve olay yaşanıyor bakıyor ki kayıt yok. Sonuç kamera kayıt yapmamış, bozuk.  Aslında belki 1 senedir kayıt yok ama ihtiyacı olduğu zaman kayıt yapmadığını öğreniliyor. Neden? Çünkü alınan ürünün kullanılması öğrenilmiyor ve öğretilmiyor. Zor durumda kaldığında da cihazda herhangi bir hata olmasa da cihazı suçlanıyor. Sonuç olarak kaliteli ürün için öncelikle tüketici bilinçlenmeli ve gerekiyorsa profesyonel danışmanlık almalı, sonucunda tedarikçi de ona göre ürün temin edecektir.
Biz güvenlik kamera sistemi isteyen son kullanıcıya bayilerimiz aracılığı ile ihtiyaçlarını kullanacağı ortamı soruyoruz. Mali anlamda bir yükseklik söz konusuysa müşteri için niteliği daha düşük ancak bazı isteklerini karşılayan yine aynı kalitede ürün sunuyoruz. Minimum bütçeyle maksimum performans sunabilecek ürünleri sunuyoruz. Ama şu bir gerçek daha önceleri güvenlik lükstü şimdi ihtiyaç bu nedenle ayrılan bütçeler de son dönemlerde yükseldi

Alınan sistemlerin uzun yıllar çalışması için neler yapılmalı?
Öncelikle kaliteli nitelik değerlerine sahip ürün alınmalı ama ürünün kaliteli olması bu üründen uzun yıllar kullanılır ya da maksimum fayda alınır anlamına gelmiyor. İkinci aşaması uygulamasının yani montajının doğru yapılması gerekiyor. Doğru ürünlerin doğru ortamlarda kullanılması gerekiyor. Örneğin bir iç ortam kamerası dış ortamda kullanılırsa kaliteli ya da kalitesiz olması önemini kaybediyor. Dış ortamda su, toz, yağmur, kar ortam şartlarına göre iki günde kamerayı bozabilir. Burada bilinçli bir şekilde montaj yapılması gerekiyor, olması gerektiği gibi kablolama yapılması gerekiyor. Olması gerektiği gibi enerjisi olması gerekiyor. Tüm bunlar yapılırsa o kamera uzun yıllar kullanılabilir.  Bunlar ürünün donanımsal kısmı.
Bir de son kullanıcının doğru kullanımı ile ilgili kısmı var. Kullanıcı cihazı kendi menüsünden kapatmıyor fişini çekiyor. Ya da o bölgede elektrik sorunu bir ups ile desteklemiyor direkt şebeke hattına bağlıyor. Elektrikler birkaç defa gelip gittiğinde yüksek voltaj alçak voltaj derken ürünler arızalanabiliyor.
Hiçbir sistem için tek etkenle şu şekilde olursa doğru olur denemez. Doğru ürün doğru uygulama ve doğru kullanım beraberdir. Bu üç etken yan yana geldiğinde kötü denilen ürünler bile uzun yıllar kullanılabilir

2019’un ilk yarısını sektör açısından nasıl değerlendirirsiniz, ikinci yarı için öngörüleriniz neler?
Güvenlik sektöründe 2-3 müşteri grubu var. Alt, orta ve üst seviye. biri kurumsal biri orta biri de düşük grup. Firma bu gruplardan sadece biri ile çalışıyorsa krizi hisseder. Üst seviye müşteri grubunda güvenliği lüks görüp “Dursun bakalım aşamasına gelebiliyor. Orta seviyede yani özel şirketler evler vb. bir kısmı yavaşlattı. Alt seviyede yani fiyat odaklı müşteri de kar marjı düşüyor, kalite düşüyor.
3 müşteri grubundan da müşteriniz varsa biri duruyor diğer devam ediyor, bir süreklilik devam oluşuyor. Müşteri çeşitliğini sağlayamayan şirketler için risk hep vardır. Ama ihtiyaçlar hiçbir zaman durmaz sadece ertelenir. O nedenle çok da umutsuz olmamak lazım.