Spor karşılaşmalarında özel güvenliğin rolü

Statlarda fiziki güvenlikte önemli olan nedir?

Bizim önceliğimiz taraftarın içeriye “Temiz“ girmesi.  Güvenlik Müdürünün daha doğrusu valiliğin, ilçe emniyet müdürlüğünün spordan sorumlu müsabaka güvenlik amirinin önceliği sahaya atılabilecek her şeyi toplamaktır. Kimi taraftarlar neyin tehlikeli olup neyin tehlikeli olmayacağını bilemiyorlar. Örneğin çakmak,  kişi sigara içmeden yapamıyor ve yanında çakmağı ile birlikte stada geliyor. Delici- kesici maddeler. Sahaya atılabilecek ağırlık taşıyan pankart gibi her şeyi toplamak öncelikli görevimiz. Bilet alırken sitelerde uyarılar yapılıyor ama gözden kaçtığı oluyor. İşte biz o anda devreye giriyoruz.

Normalde pankartlar bir gün öncesinden kulüple haberleşilerek izin verilen pankartlar asılıyor. Bunun haricindeki pankartlar maç günü getirilenler dahil içeriye alınmıyor. Bütün bunları engelliyoruz görevimiz ve amacımız o.

Yüzde yüz engelleme söz konusu mu, yoksa gözden kaçanlar oluyor mu?

Başarı yüzde 100 hiçbir işte yoktur. Çünkü çok ufak şeyler de söz konusu olabiliyor. Mesela torpil dediğimiz maddeler. Taraftar gelişi sakinken problem yok iyice arama yapabiliyorsunuz ama yoğunluk arttıkça kapasiteniz sayınız belli isteseniz de istemeseniz de kaçamaklar oluyor.

İstanbul’daki en zor stat ve taraftar sizce hangisi?

Bence olaya öyle bakmamak lazım, bence hepsi zor. Büyük kulüplerin hepsi zor çünkü taraftar ağı çok fazla. Bu sene mesela 3 büyük kulübün de stadı doluydu maçlarda. Fenerbahçe geçen yıllara göre kötü bir sezon geçirmesine rağmen tribünleri hep doluydu.

En kolayını söyleyebilirim ama Başakşehir. Çünkü kendine ait taraftarı yok. Gelen giden sayısı 100 kişi 200 kişi hadi bilemediniz 300 kişi.

Genel olarak sıkıntı fanatik taraftarda çıkıyor zaten. Düşünün biz ekmek arasında torpil yakalıyoruz. normal mi bu?

Yoğunlukta bunun ne kadarına bakabileceksiniz, bu nedenle gözden kaçanlar olabiliyor.

Kadın ve çocuk taraftarlar sizi nasıl etkiliyor? 

Kadın ve çocuk taraftar sayısının artması statlardaki küfür ve şiddet olaylarını önüne geçilmesinde büyük etken ama asıl mesela taraftarın bilinçlenmesi. Yanınızda bir bayan varsa taraftar küfür ediyorsa diğer taraftar müdahale etmiyorsa küfür sorunu çözülmez.

10 yıl öncesine göre statlarda çıkan olayların engellemesinde hangi aşamaya gelindi? Güvenlik görevlileri de değişti mi bu arada?

Ben 2007’den beri statlardayım. 2007’den 2012’ye kadar mesela deyim yerindeyse taraftarın ensesindeydik. Ama zaman geçtikçe sistemler oturuyor daha kibarız artık daha uzlaşmacıyız. Olaylar da azalıyor geçmişe göre. 

Ama 80’li yılları düşünürsek; o zamanlar rakip taraftarlar iç içe oturabiliyordu, tel örgü olmayan statlar vardı.  Şu anda rekabet ortamı, görsel ve yazılı ortamın etkisi ile taraftarlar çabuk gaza geliyor ve çok çabuk olay çıkabiliyor.

Statlar eskiden daha güvenliydi ve biz de eskiden daha anlayışlıydık. Farklı takımı tutan bir kişi ile maça gidebiliyorduk ve kavga etmiyorduk.

Ben şahit oldum bir Beşiktaş maçında beyefendi Trabzonspor forması giymiş eşi ile geldi maça. Formanın yarısı Beşiktaş renkleri ile yarısı Trabzonspor renklerini taşıyordu. Ne kadar güzel bir görüntü, bunu çoğaltabilirsek olaylar da azalır.

Taraftarın stada alınması nasıl oluyor?

Padok dediğimiz bir alan var statta. Orada biletlerinin kontrol ediyoruz. Emniyet güçleri üst aramalarını yapıyor. İçeri giriyor emniyetin gözetiminde, özel güvenlik görevlileri bir kez daha üst araması yapıyor. En az 2 bazen 3 aramadan geçiyor taraftar stada girmeden önce. Bu aşamada üzerinde tehlikeli olabilecek her şey alınıyor.  İş fiili olarak küfre, saldırıya bağırıp çağırmaya kalıyor.

Yoksa Beşiktaş’ın stadı akıllı stat. Oradaki kameralar taraftarın kaşı kalksa kaydediyor. Ama önce bizim değişmemiz lazım. Taraftarın değişmesi lazım.

Kadın taraftarın üzerinde tehlikeli madde çıkıyor mu?

Asıl onlarda çıkıyor. Şöyle anlatayım erkek taraftarda aranacak yerler belli. Erkekler rahat aranabiliyor. O da eşine veriyor eşi daha rahat kamufle edebiliyor.

Sorun yaratabilecek kişileri baştan tahmin ediyoruz artık. Tabii kapıdaki güvenlik amirlerimiz  değişmezse. Ama bizim sektörde sirkülasyon çok malum. Bir gelen bir daha gelmeyebiliyor maç görevine.

Türkiye genelinde 1.5 milyon özel güvenlik görevlisi var. Ama görev alan, işini yapan güvenlik görevlisi sayısı 400 bini bulmuyor.

Stat güvenliğinde görev alacak görevliler özel bir eğitimden geçiyor mu?

Emniyet Müdürlüğü’nün bu konuda müthiş bir özverisi var. Her maç öncesinde toplantılar yapılıyor ve güvenlik görevlilerini uyarıyor. Narkotik eğitimi bile alıyoruz, toplumsal olay eğitimi alıyoruz, patlayıcı, ilk yardım eğitimleri alıyoruz. 

Sektördeki kalite yükseldikçe sahadaki kalite de yükselecek.

Müsabaka sırasında kaç kişilik ekipler görev alıyor?

Maça göre değişiyor. Normal bir maçsa yani derbi değilse 750- 800 kişi ile yapılabiliyor ama derbi maçı ise 1300’e kadar çıkıyor özel güvenli görevlisi sayısı.

İşiniz ne zaman bitiyor maç başlayınca mı?

Taraftar tribünü boşaltıncaya kadar görev başındayız,  her yeri kontrol ediyoruz. Maç öncesi emniyet bomba kontrolü yapıyor. Biz de güvenlik olarak kontrol ediyoruz şüpheli bir şey olabilir diye. Taraftar çıkınca da her yer boş mu değil mi ona bakıp kapıları kapatıyoruz.

Taraftar geldi içeri girmesinden maç sonunda dışarı çıkmasına kadar olan süreç nasıl işliyor?

Öncelikle Emniyet Müdürlüğü’nün çevirdiği bariyerler var. Orayı geçiyorsunuz. Padok geliyor el terminalleri ile bilet olup olmadığına ya da stadın hangi tarafından bileti olduğuna bakılıyor.  Batı VIP’ten giriş yapacaksınız mesela. Oraya gidiyorsunuz ve 10 metre sonra polis karşılıyor. Polis üst araması yapıyor. Oradan turnikelere yönlendiriliyorsunuz. Turnikede pasolig kartınızı okutup içeri giriyorsunuz. Orada da polis nezaretinde güvenlik görevlileri elle arama yapıyor. Polis yoksa güvenlik görevlisi elle arama yapamaz. Yasaklı madde varsa alıyoruz ve sizi tribüne gönderiyoruz.  Orada da sizi güvenlik arkadaşlarımız karşılıyor, yerinizi gösteriyor. Gerisi size kalmış.  Maç bitiminde de tribünde çok uzun süre kaldıysanız yanınıza gelip “Boşaltabilir miyiz stadı” diye rica ediyoruz. Sonra da belli yerleri kontrol edip kapıları kapatıyoruz. Maç bitiminden sonra en az 1 saat bekliyoruz zaten.

Biz caydırıcı olma görevimizi yerine getiriyoruz.

Taraftarın güvencesi biziz. Her şeyi onlar için yapıyoruz. Art niyetli birinin zarar vermemesi için çalışıyoruz. Beşiktaş’ın, Fenerbahçe’nin, Galatarasay’ın velhasıl tüm futbol kulüplerimizin zarar görmemesi için oradayız. Sahaya tehlikeli madde atılmaması, kulübün ceza almaması için oradayız çünkü yaşanan her kötü olay bugünkü önlemleri getirdi.

Sektörü değerlendirir misiniz genel olarak ?

Sektörümüz önemli bir sektör. Emniyetin sayısından fazla güvenlik görevlisi var. İstanbul’da 40 bin emniyet görevlisi 85 bin özel güvenlik görevlisi var bildiğim kadarıyla. Sektör büyük bir sektör ama bunu kar marjlı düşünürseniz kaliteyi düşürürsünüz. Artık daha kalifiye elemanlarımız var. Emniyetin yardımcı kuvveti olarak çalışıyoruz. Dışardan göründüğü gibi basit bir mesleğimiz yok.

Taraftara mesajınız var mı?

Taraftar bizi basit görmesin. Biz gerçekten onlar için oradayız. Bize yardımcı olsunlar. Taraftarın kendi aralarındaki art niyetli kişiyi içlerinde barındırmaması gerekiyor. Örneğin Beşiktaş-Trabzonspor maçında bir taraftar sinirlendi ve elindeki bardak suyu sahaya attı. Taraftar kimin attığını gösterdi bize. Biz böyle taraftar istiyoruz. Kendi aralarındaki kötüyü otaya çıkarsınlar. Bu her kulüp için geçerli. Taraftar da bizi yardımcı olursa her şey daha kolay düzelir.