Özel güvenlikte branşlaşma ve “alan eğitimi” kavramı- 2

Geçen bölümde, haddimin çok üzerindeki geniş ve derin bir konuya, okyanustan bir damla gösterebilmek ümidiyle, bu sektörün çok kıymetli duayen ve üstatlarına karşı “Özel Güvenlik Mesleğindeki Branşlaşma” ve bunun doğal sonucu olan “Özel Güvenlik Alan Eğitimleri” konularında, eski bir Jandarma Subayı olarak 11 yıllık genel kolluk tecrübelerimin ve özel güvenlik sektöründeki 8 yıllık hizmet tecrübelerimin ışığında fikirlerimi açıklama imkanı bulmuştum. Bu bölümde ise, konunun genel teorik yapısının ortaya konmasından sonra, bunun delil ve neticeleri kısmını izah etmek istiyorum.

Tüm sektörel çalıştaylarda gündeme gelen ve “Alan Eğitimleri” olarak tasarlanan çalışmalarda, bu özel güvenlik mesleki ihtisas ve branş alanlarının tespitinde, kriter alınan, hizmet verilen lokasyonlara yönelik branşlaşma ihtiyacı, bana göre hedeften sapmaya ve mesleğin derinlik kazanmasına mani olacak bir istikamette fikirlerin dağılmasına yol açmaktadır.

Confederation of European Security Services (CoESS) (Avrupa Güvenlik Hizmetleri Konfederasyonu ve ona bağlı faaliyet yürüten GÜSOD (Güvenlik Servisleri Organizasyon Birliği Derneği) ve ÖGF (Özel Güvenlik Federasyonu) ve diğer federasyonlarımız ve derneklerimiz, Emniyet Teşkilatımızın Özel Güvenlik Daire Başkanlığı ile birlikte iyi niyetle bu konuyu irdelemekte ve teorik anlamda esaslarını tamamlamaya gayret göstermektedirler. Burada şahsi kanaatimi, yaklaşık “4” yıldır “Mesleki Yeterlilik Kurumu” ile birlikte yürüttüğümüz, “Özel Güvenlik Ulusal Meslek Standartlarının Tespiti” çalışmalarının kazandırdığı bilgi ve deneyim sonucu olarak ifade etmek istiyorum. Bize bu konuda sınırsız destek sağlayan Özel Güvenlik Federasyonu ve üye firmalara, Sayın Oryal ÜNVER Üstadımızın şahsında teşekkürü bir borç biliyorum.

Özel güvenlik mesleğinin doğal olarak, hizmet verilen işletmelerin türüne ve faaliyet alanlarına yönelik kendi içinde farklılıkları bulunmaktadır.

**İş Merkezleri ve Plaza, Otel Güvenliğinde,

** Konut ve Site Güvenliğinde

** Endüstriyel tesis Güvenliğinde

** Yat Limanı(Marina) Güvenliğinde

** Alışveriş Merkezi Güvenliğinde 

** Hastane Güvenliğinde

** Eğitim Kurumları Güvenliğinde

** İnşaat Şantiyesi Güvenliğinde vb.

Korunacak değere yönelik olarak tasarlanan Entegre Güvenlik Sistemlerinin tespitinde ve Güvenlik personeli eliyle yürütülecek hizmetin “Görev Yeri Özel Talimatları” ile detaylandırılmasında, her işletmeye özgü güvenlik uygulamaları ayrıntısı ile belirlenmektedir.

Fabrika ve Lojistik Depolarda hammadde girişi ve mamul sevkiyatındaki kayıp önleme tedbirleri ana etken olarak öne çıkarken, okul ve eğitim kurumları ve üniversitelerde, eğitim öğretim faaliyetinin kesintisiz devamı, öğrencilere yönelik narkotik kullanımı, cinsel istismar ve illegal örgütsel faaliyetlerin engellenmesine gayret gösterilmektedir.

Hastane güvenliğinde ana kriter, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin ve ilaç ve tıbbi malzemeye illegal erişimlerin önlenmesi ve hasta yakınlarının ziyareti esnasında hırsızlık olaylarına karşı tedbir alınmasıdır.

Turistik tesis ve otellerde, abartılı güvenlik uygulamaları ile müşterilerin ürkütülmesinin ve tehdit olduğuna dair yanlış kanaatlerinin doğmaması anlayışı öne çıkarken, site ve konutlarda, caydırıcılık sağlayacak şekilde fiziki engellerin ve güvenlik tedbirlerinin göze görünür şekilde abartılması tercih edilebilmektedir.

İşletmelerin türüne ve faaliyet konusuna göre değişkenlik arz eden bu güvenlik önlemleri, özel güvenlik mesleğindeki ayrı mesleki ihtisasın ve branşlaşmanın konusu olmayıp, her işletmeye özgü, “Görev Yeri Özel Talimatları”nın temel kriterlerini oluşturmaktadır. Dolayısıyla, bu farklılıklar ve renkler, oryantasyon eğitimleri ile standart kurallara dönüştürülüp, Özel Güvenliğin temel işlevi olan, “Denetim Gözetim ve Kontrol” görevlerinin detayı olmaktadır.

Kısaca özetlemek gerekirse; bu işletmelere göre farklılık arz eden özel güvenlik görevleri, Özel Güvenlik Hizmetlerindeki görevlerin yerine getirilebilmesi amacıyla oluşturulabilecek özel yetenek, teknik bilgi ve beceri gerektiren özel hizmet alanları olan “Branş” konuları olmayıp, bu branşların dışındaki her hangi bir branşa mensup olmayan “Genel Hizmet Statüsü”ndeki Özel Güvenlik Personeli tarafından yürütülen Genel Özel Güvenlik Görevleri olarak ortaya çıkmaktadır.

Yani daha açık olarak ifade etmek gerekirse, hangi kuruluş olursa olsun, Özel Güvenliğin Ana Kapı Yaya ve Araç Giriş Çıkış Kontrolleri, Çevre Güvenlik Devriye Kontrol Turları, Sabit Nokta Nöbetleri, Acil Durum ve Güvenlik İhlali Müdahaleleri, Karşılama, Trafik Düzenleme, Yönlendirme ve Refakat Görevleri, ana temel görevler olarak “Genel Hizmet Statüsü”nde yürütülen özel güvenlik görevleridir.

Bununla birlikte, X-Ray Operatörlüğü, CCTV Operatörlüğü, VIP Koruma, Para ve Değerli Eşya Nakilleri, K9 Köpeği ile Yapılan Güvenlik Görevleri, Drone İnsansız Hava Gözetleme Aracı Görevleri vb branş görevleri ise, Genel Hizmet Statüsü’nün dışında, özel yetenek, teknik bilgi ve beceri gerektiren branşlar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kontrol Noktasında, X-Ray Cihazı ile yapılan eşya kontrolünde, monitör görüntüsünü izleyen personelde, çok hızlı ve seri yorumlama ile potansiyel tehdit içeren eşyayı algılaması ve gelen kalabalıktaki şahısların şüpheli davranış analizini yapabilecek “Profiling” bilgi ve becerisinde olması çok önemli bir gerekliliktir. Tüm tesisin iç alan ve dış alan video kayıt cihazlarının operatörünün, yüzlerce kameradan oluşan bu kompleks sistemi çok seri ve hatasız gözlemleyebilmesi, diğer tüm elektronik sistemleri de yönetmesi, bilgi, deneyim, uzmanlık gerektiren ihtisas ve branş zorunluluğudur.

Şu ana kadar izah etmeye çalıştığım husus, Özel Güvenliğin, “Özel Güvenlik Temel Eğitimleri” altyapısı ile yürütülen “Özel Güvenlik Genel Hizmetleri” ve branş eğitimleri ile kazanılan ve branşa sahip yetkin personel eliyle yürütülmesi gereken “Branş Hizmetleri”nin belirlenmesi ve bu “2” ana kategoride özel güvenlik hizmetlerinin planlanması ve yürütülmesi ihtiyacıdır. Tabi ki, bu branş hizmetlerini yürütecek olan branş personelinin eğitim yetkinliklerinin belirlenmesi ve bu yetkinliklere eriştirecek olan “Branş Eğitimleri Sertifikasyon Programları”nın oluşturulması ve bu eğitimleri vermeye yetkin eğitim kurumlarının (olmazsa olmaz şartım, Yükseköğretim Kurumu ve Üniversite) bünyesinde yürütülmesi temel ihtiyaç ve zarurettir.

GENEL TESPİT VE ÖNERİLER:

1. Özel Güvenlik sektöründe çalışan yönetici ve ara yönetici pozisyonundaki personeli, uygulamada gerekli olan bilgi ve becerileri kazandıracak seviyede bir eğitim modülü bulunmamasından, özellikle teknik cihazlara bağımlı olarak yürütülen özel güvenlik hizmeti (Giriş Kontrol Sistemleri, Alarm İzleme Sistemleri, Çevre Güvenlik Sistemleri, CCTV Sistemleri vb) bu cihazlardan beklenilen fayda ve verimin düşmesine yol açmaktadır. Bu sistem ve cihazların, keşif ve analizi, seçimi, kurulumu, test edilmesi ve periyodik bakım süreçlerinin yönetilmesi gibi ana hususların, bir eğitim modülünde öğrenilebilir ve ihtisas kazanılabilir olması bir ihtiyaçtır.

2. Özel Güvenlik sektörü temel eğitimleri, özel eğitim kurumlarınca verilmektedir. Ön lisans eğitimleri ise, çeşitli üniversitelerde verilmektedir. Temel eğitim ve ön lisans eğitimlerinin içeriği, genelde teorik seviyede bilgiler içermekte olup, uygulamaya yönelik beceri ve uzmanlık kazandırmaktan uzaktır.

3. Özel Güvenlik sektörünün ihtiyaç duyduğu yönetici profilinin, diğer sektörlerde olduğu gibi, akademik seviyede, üniversitelerde yetiştirilmesi gerekmektedir. Özel Güvenlik Sektörü, toplam 350.000 çalışanıyla, diğer sektörlerle iç içe geçmiş bir şekilde, önemli bir istihdam ve işgücü sağlamaktadır.

4. Böyle geniş bir sektörün yönetici kadroları, şu an için, ya çekirdekten görev başı eğitimi şeklinde, usta çırak usulü , sahada yetişmekte, veya Emniyet Teşkilatı ve Silahlı Kuvvetlerden emekli olmuş kişilerden oluşmaktadır. Ancak; özel güvenlik hizmetinin gerekleri ve uzmanlık konuları çok farklıdır. Bu ihtiyaç, ancak akademik seviyede , üniversite bünyesinde verilecek eğitimle giderilebilir ve giderilmelidir.

5. Özel Güvenlik sektörü bugünkü haliyle, resmi kurumların ve özellikle Emniyet Teşkilatının yönetiminde (mevzuat geliştirme, yönlendirme, sertifikasyon sınavlarının hazırlanması ve icrası, çalışma izinlerinin verilmesi, denetim ve kontrol açılarından) faaliyet yürütmektedir.

6. Reel sektörün sunduğu hizmetin kalitesi ve niteliği, hizmet firmaları (özel güvenlik şirketleri) ve hizmet satın alan kuruluşların, piyasa ve rekabet koşullarında ekonomik endişelerin baskın olduğu bir realite doğrultusunda şekillenmektedir.

7. Hizmet satın alan müşteriler, hizmet kalitesi yerine, en düşük maliyetle bu masrafı karşılamayı düşünmektedirler. Bu gerçeklik karşısında, özel güvenlik firmaları, maliyetleri minimize etme uğruna, kaliteden oldukça taviz vermektedirler. Bu sağlıksız süreçlerde, üniversiteler bu hizmet döngüsünün dışında kalmışlardır. Sektörün aktörlerinin gözü, akademik mutfakta pişecek ve servis edilecek yemek yerine, “kendin pişir-kendin ye” yanılgısı içindedir.

8. Bu yapıyı, sağlıklı hale kavuşturmanın yolu, her bir aktörü, kendi alanına çekmek olmalıdır. Devlet, mevzuatı günün koşullarına uygun olarak, sektörün gelişimine katkı sağlayacak tarzda oluşturmalı, bu konuda, üniversitelerin araştırma ve geliştirme faaliyetlerinden feyz almalı, denetimler, cezalandırmadan ziyade, yol gösterici olmalı, sertifikasyon eğitimlerinin içerikleri ve ölçme değerlendirmeleri Üniversitelere bırakılmalı, Güvenlik firmalarının yönetici ve uzman kadroları, üniversitelerin akademik programlarını bitirenlerden oluşturulmalı, sektörel toplantı ve çalıştaylarda, akademik kurumların katılım ve liderliği ile tüm birikim ve bilgiler, üniversitelerin müşterek havuzunda toplanmalı, buralarda süzüldükten ve işlemlerden geçtikten sonra sektöre servis edilmelidir. Bu hususta Ar-Ge çalışmaları üniversite bünyelerinde yapılmalı, mevzuatın güncellenmesinde, tek başına, baskın kurum ve ticari güçlerin (özel güvenlik meslek grupları, dernekleri ve özel şirketler) kabulleri yanında, üniversitelerin bilimsel araştırma sonuçları göz önünde tutulmalıdır.

9. Özel Güvenlik Sektöründeki hizmetin kalitesi sorununun ortaya çıkmasında, üniversitelerin şu anki, sektörün diğer aktörleri nezdindeki itibarsızlığı büyük rol oynamaktadır. Hizmet veren ve satın alan kuruluşların, feryat ve feveran halinde, “kalifiye eleman bulamıyoruz, yönetici vasfında personel ihtiyacımız var, vs.” gibi sektörel sıkıntıyı çözme hususunda, model olacak , ışık tutacak ve tüm dikkatleri, üniversitenin üzerine çekecek bir eğitim modülünden çıkacak olan kalifiye personelin yetiştirilmesidir.

10. Son olarak, eski bir Jandarma Subayı olarak, genel kolluk kuvvetleri olması bakımından, bir nevi meslektaşım olan, güzide ve cefakar Emniyet Teşkilatımıza, o kadar ağır mesleki sorumluluklarının üzerine, Özel Güvenlik Meslek Standartlarının ve Eğitim Yetkinliklerinin dinamik ve değişken ve hizmet sektörünün müşteri memnuniyetine göre şekillenen ve revize olan külfetli yükünü, üniversitelere yüklemeleri, akademik camianın temel işlevi ve fonksiyonu olan eğitim yetkinliklerine göre müfredatın ve eğitim mehazlerinin oluşturulması ve sektörle işbirliği halinde hizmetin kalite standartlarının artırılmasına müsaade etmeleridir. Emniyet Teşkilatımız, asli fonksiyonu olan, yasal mevzuatın uygunluğunun denetlenmesinde ve şu ana kadar harikulade bir şekilde, genelgeler ile sektörün yönlendirilmesi faaliyetine ağırlık  vermelerindedir. Biz akademik camia, onlardan devralacağımız emaneti layıkıyla taşıyacağımıza inanıyorum. Saygı ve sevgilerimle, huzur ve güvenli geleceklerde görüşmek ümidiyle..