Liman tesislerinin güvenliği üzerine bir değerlendirme

Liman tesislerinin güvenliği, kaçakçılık, yük ve bilgi hırsızlığı ve terörizm gibi bireysel ya da organize bir şekilde gemiyi ya da yükü hedef alan suçlara karşı limanı, liman çalışanlarını, yük operasyonlarını ve yükü korumaktır. Güvenliğin sağlanması ihtiyacı ise; özellikle 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya çıkmış ve 11 Eylül Saldırıları ile en uç noktaya ulaşmıştır. Önceleri hırsızlık, kaçak göçmen ve gümrük kaçakçılığı amacıyla yapılan saldırıların giderek dozunu arttırarak ülkeleri tehdit eden bir boyuta ulaştığı görülmüştür. Nitekim uçakla yapılan 11 Eylül Saldırıları, benzer saldırıların denizyoluyla da yapılabileceği ve yük sirkülasyonu çok fazla olduğundan daha fazla güvenlik riski taşıdığı gerçeğini gözler önüne sermiştir. Bu nedenle gemi ve liman tesislerinde güvenliğin sağlanması ve ortak güvenlik standartlarının oluşturulması amacıyla Dünya Denizcilik Örgütü (International Maritime Organization-IMO) tarafından 2002 yılında Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu (International Ship and Port Facility Security (ISPS) Code) yayınlanmış ve bu kod 1 Temmuz 2004 tarihinde tüm üye ülkelerce uygulanması zorunlu hale getirilmiştir.

ISPS Kod, 20 Mart 2007 tarihli 26468 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Uluslararası Gemi ve Liman Tesisi Güvenlik Kodu Uygulama Yönetmeliği ile yürürlüğe girmiştir. Bu kod liman tesisleri için giriş kapıları, gemi-liman arayüzü, iletişim, güvenlik ekipmanları, dokümantasyon, eğitim ve talimler, sınırlı alanlar gibi konularda alınması gereken güvenlik önlemlerini içermektedir. Bu kapsamda liman tesisleri, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından belirlenen Tanınmış Güvenlik Kuruluşlarınca (Recognized Security Organization-RSO) değerlendirilmekte ve oluşturulan güvenlik planları ile birlikte yine bakanlıkça onaylanmaktadır.

En büyük risk terörizm ve kaçakçılık faaliyetleri

Liman tesislerinin maruz kaldığı güvenlik tehditleri incelendiğinde terörizm ve kaçakçılık faaliyetlerinin büyük önem taşıdığı görülmektedir. Çünkü deniz ticaretindeki payı her geçen gün artan konteyner taşımacılığı akademik çevrelerce de hem terör saldırıları hem de kaçakçılık faaliyetleri için uygun bir araç olarak görülerek “Bomba Kutusu” olarak tanımlanmıştır. Dış İlişkiler Konseyi’nin (Council on Foreign Relations-CFR)[1] öngörüsüne göre tek bir konteynerle taşınabilecek bir nükleer bombanın Manhattan’da (New York City-ABD) patlatılması ile en az 200.000 kişinin ölümüne ve 200.000 kişinin de yaralanmasına neden olacaktır. Benzer şekilde konteynerler aracılığıyla teröristler, biyolojik, nükleer ve kimyasal silahlar ve silah parçaları ülke sınırları içerisine sokulabilir. Bunun yanında uyuşturucu ve insan kaçakçılığı faaliyetleri de sıklıkla konteynerler kullanılarak yapılmaktadır. Ayrıca limanlarda ya da açıkta bekleyen gemilere saldırı düzenleyip gemiler ele geçirilerek bu gemilerle köprülere ya da petrol ünitelerine çarpmak suretiyle büyük çaplı ekonomik ve çevresel hasarlar verilebilir ya da sıvılaştırılmış gaz tankerleri (LNG/LPG) patlatılarak büyük çevresel felaketlere sebebiyet verilebilir.

Dünya ticaretinin %80’inin denizyoluyla taşındığı göz önünde bulundurulduğunda bu yüklerin illegal aktivitelere karışmayacak şekilde denetlenmesinin ne derece zor olduğu görülmektedir. Ayrıca bu denetlemelerin limanlardaki operasyonel faaliyetleri aksatmaması gerekmektedir. Bu nedenle yürütülecek güvenlik faaliyetlerinin sistematik bir biçimde ve sayısal yöntemlere dayanarak yürütülmesi ihtiyacı meydana gelmiş ve çalışmalar bu alanda yoğunlaşmıştır. Çünkü ISPS Kod her ne kadar hangi alanlarda güvenlik önlemi alınması gerektiğini belirtmişse de güvenlik faaliyetlerinin nasıl yürütülmesi gerektiğini belirtmemiş ve bu nedenle uygulamada farklılıklar ve tutarsızlıklar gözlemlenmiştir.

Liman tesislerinde yürütülen güvenlik faaliyetlerinin sayısal olarak ölçülmesi şu faydaları sağlayacaktır:

  • Artan güvenlik önlemlerinin operasyonel etkinliğe ne ölçüde etki edeceğinin ölçülmesi,
  • Güvenliğe yapılan yatırımların karşılığının sayısal olarak ölçülmesi,
  • Limanlardaki güvenlik faaliyetlerinin etkinliğinin sayısal olarak tespit edilmesi,
  • Güvenlik personelinde liman güvenliği farkındalığının oluşturulması,
  • Güvenlik faaliyetlerinde etkinliğin yıllara göre gelişiminin gözlenmesi.

Liman tesislerinin güvenlik performansını ele alan çalışmalar incelendiğinde çoğunlukla tavsiye niteliğinde nitel çalışmaların ve sayısal modellemeler içeren az sayıda nicel çalışmanın olduğu görülmektedir. Bu kapsamda sorunu nicel olarak çözümlemek amacıyla tarafımızca yeni bir ölçüm yöntemi öneren bir araştırma modeli[2] oluşturulmuştur. Bu ölçüm yöntemi ile her limanın kendi karakteristiği çerçevesinde güvenlik performansını ölçebileceği bir araç geliştirilmiştir. Çalışmada birbirini tamamlayan iki farklı matematiksel yöntem kullanılmıştır. Bunlardan ilki, hangi liman tesisi için hangi önlemlerin önemli olduğuna karar vermeyi sağlayacak çok kriterli karar verme yöntemlerinden analitik hiyerarşi yöntemidir. İkincisi ise güvenlik gibi soyut bir kavramı sayısallaştırmaya ve liman tesisinin güvenlik performansını yüzdesel bir skor olarak ifade etmeyi sağlayan bulanık mantık yöntemidir. Bu iki yöntem kullanılarak hem liman tesisleri hem de Tanınmış Güvenlik Kuruluşları liman tesislerinin güvenlik performansını sayısal olarak ölçebilirler. Bu sayede hem liman tesisinin toplam güvenlik skoru belirlenirken hem de zafiyetlerin olduğu güvenlik faaliyetleri tespit edilebilecektir. Benzer yöntemlerin geliştirilip kullanılması ise güvenlik konusunda farkındalık sağlayabileceği gibi güvenlik performansının gelişimine de imkân sağlayacaktır.

Liman tesislerine yapılan güvenlik yatırımları tek başına yeterli değil

Sonuç olarak, yapılan araştırmalar göstermektedir ki liman tesislerine yapılan güvenlik yatırımları tek başına yeterli olmamaktadır. Bunun yanı sıra yapılan yatırımların ve güvenlik performansının sürekli izlenmesi, değerlendirilmesi ve iyileştirilmesi gerekmektedir. Bu da güvenlik performansının ölçülmesiyle elde edilir. Alınan bir el dedektörünün ya da kameranın ya da fazladan iki güvenlik personeli istihdam etmenin toplam güvenlik performansına olan etkisinin önceden ölçülebilmesi ve yatırımların buna göre yapılması gerekmektedir. Böylelikle hâlihazırda yapılan güvenlik değerlendirmelerinin sayısal yöntemler kullanılarak daha objektif ve daha tutarlı bir şekilde yapılması sağlanabilecektir.

 


[1] Uluslararası alanda önemli gördüğü konularda araştırmalar yapan ve bu konularda politika oluşturulmasına öncülük eden 1921’de Amerika Birleşik Devletleri’nde oluşturulmuş bağımsız bir düşünce kuruluşu.

[2]Liman Tesisleri Güvenlik Performansının Bulanık Mantık Yöntemiyle Ölçülmesi: Bir Liman Uygulaması” başlıklı yüksek lisans tezine https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/giris.jsp linki üzerinden ulaşılabilir.