Güvenlik hiçbir alanda hafife alınmamalıdır

Son yıllarda düzenlediği önemli ve prestijli organizasyonlarla dünya sporunun merkezi haline gelen Türkiye, birçok farklı branşta birbirinden önemli uluslararası organizasyonlarına ev sahipliği yapmaya devam ediyor.

Uluslararası spor organizasyonu düzenleme konusundaki becerisi ve deneyimi olan ülkemizin maalesef güvenlik konusunda aynı yeterlilikte olduğu söylenemez. Bunun başlıca nedenleri gerekli eğitime sahip uzman ekip olmaması ve güvenliğin çok hafife alınmasıdır.

Unutulmamalıdır ki bazı şeylerin telafisi yoktur. Bunun en yakın ve unutulmaması gereken örneği 10 Aralık 2016 günü Beşiktaş Vodafone Park’a yapılan bombalı saldırıdır. Bu elim olayda hiç bir suçu günahı olmayan 44 kişi yaşamını yitirdi.

Kaliteli bir spor güvenliği için eğitim şart

Kaliteli bir spor güvenliği her alanda olduğu gibi eğitimle başlar. Bu organizasyonlarda görev alan güvenlik personellerinin çok iyi bir eğitime tabii olmaları gerekmektedir. Son yıllarda İçişleri Bakanlığı’nca yayınlanan tebligattan sonra eskiye oranla ciddi bir ilerleme sağlandı. Özel güvenlik şube müdürlüklerin gerek konferans gerekse yerinde uygulama eğitimleri doğru bir uygulama olarak hayata geçirildi.

Ama maalesef yine de yüzde 100 yeterlilikte değildir. Çünkü ürünün kaliteli olması için hammaddenin kaliteli olması gerekmektedir.

Milyarlarca trilyonlarca bütçelerle sağlanan spor müsabakalarında, spor organizasyonlarında aslında en çok dikkat edilmesi gereken konu güvenlik iken maalesef en çok ihmal edilen konu yine güvenlik.

Spor güvenliğinde uzmanlaşmış güvenlik görevlileri gerekiyor

Açık konuşmak gerekirse ülkemizde özel güvenliğin bu alanda hala yeterli olmadığını kabul etmek gerekir. Çünkü spor organizasyonlarında görev yapan güvenlik personellerinin tamamının asıl olarak çeşitli projelerde göre aldığı görülüyor. Kimisi avm, kimisi fabrika, kimisi havaalanı, kimisini sitelerde görev alan sektör çalışanlarımız spor organizasyonlarında part time olarak çalışıyorlar. Spor müsabakalarında yer alan güvenlik personelleri ekonomik durumlarına bu organizasyonlara katkıda bulunuyorlar.

Aslına bakıldığı zaman yasal olarak bu konuda herhangi bir problem görülmemektedir. Fakat bir fabrikada yada bir avmde çalışan güvenlik görevlisinin statta görev alan bir güvenlik görevlisi ile aynı psikolojiyi taşımadığı da gözle görülür şekilde ortadır.

Ayrıca gerek teçhizat olarak olsun, gerek yetkilerini kullanmak açısından olsun, gerekse de almış oldukları ücret konusunda olsun statlarda çalışan güvenliğin pek mutlu olduğu söylemez. Özelikle son zamanlarda almış oldukları ücretten dolayı güvenliklerin bu tarz organizasyonlara katılma oranı oldukça azalmıştır. Sabit çalışmış oldukları projeden 130-150 TL günlük mesai ücreti alan güvenlik personelleri bu organizasyonlarda 12 saat boyunca yarım ekmek arası tavuk ile 70-100 TL arası yevmiye almaktadırlar. Bu organizasyonlara gelmelerindeki en büyük etken ise günlük yevmiyelerini peşin almalarıdır.

Buraya kadar eksikleri ve sorunları yazdım. Çözün ne diye sorarsanız bu konunun tek bir çözümü vardır. O da güvenliğe gerekli eğitimin verilmesi, hak ettiği değerin verilmesi ve hak ettiği ücretin verilmesidir.