Türkiye karayolları tünellerinde güvenliğin önemi

Türkiye’deki karayolları tünellerinin yapımına 1950’li yıllarda başlanmıştır. İlk yapılan tüneller mesafeyi kısaltıp ulaşımı kolaylaştırmak için değil daha çok doğal afetlerden (çığ, heyelan vb.) korunmak amaçlı inşaa edilmiş kısa tünellerdir (35-50 metre). Türkiye’de 1990’ların başlarında otoyolların yapımına hız verilmesiyle; 3000 metreden uzun çift tüplü tünellerin yapımı başlamıştır (Bolu Tüneli-3140 metre). Bölünmüş yollar politikası ve Karadeniz sahil yolu projesi kapsamında çok sayıda ve uzun tünellerin yapımı, güvenlik kriterleri standardında gerçekleştirilmiştir. 2016 yılının sonuna geldiğimizde 5 kilometre üzerinde tüneller trafiğe açılmaya başlamıştır (Ilgaz Tüneli-5400 metre). Haziran 2018 yılında Türkiye’nin en uzun tüneli trafiğe açılmıştır (Ovit Tüneli-14300 metre).

 Son yıllarda Türkiye’de uzun tünellerin sayısının, araç sahipliliğinin ve hareketliliğin (mobility) artması ile tünel güvenliği daha da önem kazanmıştır. Karayolları Tünellerinde Güvenlik ve İşletme Stratejileri, tünel acil durum tesisleri ile sağlanır. Acil durum tesisleri ise karayolu tünelleri içinde olası doğal afet, yangın, sabotaj veya ağır trafik kazalarında oluşacak hasarları azaltmak için tasarlanır. Acil durum tesislerinin amacı, kazayı ve kaza sonrası oluşabilecek ikincil hasarları önlemektir. Tüneller trafik hacmine ve tünel uzunluğuna göre sınıflandırıldıktan sonra acil durum tesislerinin yerleştirme standartları belirlenir. Daha sonra bir acil durumda bu tesislerin hangilerinin nasıl kullanılacağı planlanır. Ayrıca kritik tüneller için bir Risk Analizi ve İnsan Davranışı Analizi yapıldıktan sonra gerekli önlemler alınmalıdır.

Tünel güvenliğini etkileyen faktörler

Tünel güvenliğini etkileyen altyapı önlemleri; tüp ve şerit sayısı, tünel geometrisi, aydınlatma, havalandırma, kaçış yolları ve acil çıkışlar, acil servisler için erişim, acil istasyonlar, acil güç kaynağı, cepler, drenaj, su temini, izleme sistemleri, haberleşme sistemleri, yol işaretleri, tünel kapatma ekipmanı ve kontrol ünitesi olarak gruplandırılabilir. Altyapı önlemleri proje ve yapım esnasında gerektiği şekilde ele alınmadığı takdirde tünel işletmeye geçtiğinde telafisi zor durumlarla karşılaşılabilir.

Tünel güvenliğinde bu maddelere ek olarak; tüneli işleten idare yetkili makamlarla (polis, itfaiye,  ambulans) genel koordinasyon, acil durum planlaması, kaza ve olayların yönetimi, tünele alternatif güzergâhlar belirleme ve gerektiğinde yönlendirme, kontrol merkezinin faaliyetleri, tehlikeli maddelerin taşınması, taşıtlar arası mesafe ve hızın belirlenmesi gibi tünel işletme sürecindeyken de önlemler alınmalıdır.

Ayrıca tünel kullanıcıları için bilgilendirme kampanyaları ve araç sahiplerinin aldığı tedbirler de (araçta yangın söndürücü bulunması gibi) tünel güvenliği açısından faydalı olacaktır. Görüldüğü gibi karayollarında tünel güvenliğinin sağlanması, altyapı önlemlerinin alınması yanında, güvenlik ekipmanlarının tesis edilmesinden, kamuoyunun bilinçlendirilmesine kadar çok geniş bir alanı kapsamaktadır. 

Türkiye’de karayolu tünel güvenliği

Türkiye’de son 15 yılda çok sayıda tünel yapılması ve 10 kilometreden uzun tünellerin trafiğe açılması, Tünel Güvenliği konusundaki çalışmaları artırmıştır. Türkiye Karayolları Tünelleri için Minimum Tünel Güvenlik Gereksinimlerinin Altyapı Önlemleri baz alınarak 2005 yılında Karayolları Genel Müdürlüğü için hazırlanan Genelge çok disiplinli komisyonun çalışması ile sonuçlandırılmıştır.

Bu Genelgede Avrupa Birliği’nin Trans Avrupa Karayolu Ağları için 2004/54/EC sayılı Direktifi esas alınmıştır. Güvenliğin ilk aşaması olarak tünel projeleri minimum güvenlik gereksinimlerine göre dizayn edilmelidir. Tünellerin yapım aşamasında alınan güvenlik önlemleri önemli olduğu gibi, trafiğe açıldıktan sonra bakım-işletme faaliyetleri aşamasında da güvenlik, projelendirme aşamasında düşünülmelidir. Genelgeye göre her tünelin sınıflandırılması uzman bir ekip tarafından belirlenmelidir. Sonuç olarak gerek yurtiçi gerekse yurtdışında teknolojik yenilikler takip edilerek tünel güvenliği kriterleri devamlı güncel tutulmalıdır.

Genelge dünyada bu uygulamalarda rehber olarak kullanılan aşağıdaki kaynakları incelemiştir;

EU Direktifi - Avrupa Parlamentosu ve Konseyi’nin 29.04.2004 tarih ve 2004/54/EC sayılı Trans-Avrupa Karayolu Ağı Tünelleri İçin Minimum Güvenlik Gereksinimleri,

PIARC-Tünellerde Yol Güvenliği (1995)

CIE (Uluslararası Aydınlatma Komisyonu) (CIE 88-90, CIE 2004-2)

NFPA - Ulusal Yangından Korunma Birliği

EN 12368, 12966

Avusturya Planlama Kılavuzu (RVS.9.281, RVS.9.282, RVS.9.261, RVS.9.262)

UNECE- Karayolu Tünelleri Uzmanlar Grubu’nun Tavsiyeleri Nihai Rapor (TRANS/AC.7/9, 2001)

Tüneller İçin Acil Durum Tesisleri Şartnamesi (Japonya, 1997)

ISO Guide 73:2009

Sonuç ve öneriler

Tünel projeleri, minimum güvenlik gereksinimlerine uygun bir şekilde yapılmalı ve bunun yanı sıra gerek yapımı gerekse bakım ve işletme masrafları ülke bütçesi düşünülerek en uygun düzeyde sağlanmalıdır. Bunun için tünellerin yapım aşamasından önce ilgili Genelgeye göre sınıflandırması belirlenmelidir. Karayolu tünelleri içinde olası doğal afet, yangın, sabotaj veya ağır trafik kazalarında oluşacak hasarları azaltmak için Acil Durum Tesisleri tasarlanmalıdır. Ayrıca kritik tüneller için Risk Analizi ve İnsan Davranışı çalışması da yapılmalıdır. Tünelin inşaa ve elektromekanik sistem çalışmalarının bir arada yapılması tünel güvenliğini olumlu yönde etkileyeceği gibi yapım, bakım ve işletim maliyetlerinin de önemli oranda azalmasını sağlayacaktır. Güvenliğin sağlanmasıyla ilgili tünel kullanıcıları için bilgilendirme kampanyaları düzenlenmelidir. Gerek yurt içinde gerekse yurt dışında teknolojik yenilikleri takip ederek tünel güvenliği kriterleri devamlı güncel tutulmalıdır.

İstatistiklere göre tünellerde kazalar daha az gerçekleşmesine rağmen, kapalı yapılar olması nedeniyle yeterli güvenlik tedbirleri alınmadığında kaza sonrası bir de yangın çıkarsa çok ciddi sonuçlarla karşılaşılmaktadır. Karayolu tünellerinde minimum güvenlik kriterlerinin sağlanması, mevcut tünellerin eksiklerinin belirlenip bu kriterler doğrultusunda gerekli tedbirlerin alınması, yapılması planlanan tünellerin her aşamasında (proje, yapım, işletme) bu kriterlerin göz önünde bulundurulması önemlidir.