Davranışsal biyometrik özellikler de tanımlanmaya başladı

Biyometrik Sistemler” diye ifade ettiğimiz bu iki kelimelik teknoloji o kadar geniş bir etki alanına sahip ki neredeyse hayatımızın her alanında olmaya aday.

Aslında biyometrik teknolojileri anlatmak, bu teknolojiyi hangi alanlarda kullanıyoruz, hayatımızı nasıl kolaylaştırıyor gibi detaylara girmeden önce biyometrinin ne olduğunu kullanıcılara, okurlara anlatmak isterim.

Biyometri, yaşayan organizmaların ölçümlerine verilen genel isimdir.  Teknolojide ise bireyin ölçülebilir fiziksel ve davranışsal özelliklerini tanıyarak kimlik saptamak üzere geliştirilmiş sistemler için kullanılan bir terimdir. Daha da açmak gerekirse sesimiz, boyumuz, göz rengimiz fiziksel özelliklerimiz bizim biyometrimizdir. Fakat bu biyometrik özelliklerin içinde öyle biyometrik özelliklerimiz var ki sadece ve sadece bize ait olan hiçbir kimse ile eşleşmeyen biyometrik özelliklerimiz var. Parmak izimiz, göz iris ve retinamız, parmak damar izimiz, DNA’mız vb gibi.Bu biyometrik özelliklerimiz bizi milyarlarca insandan farklı kılan ve sadece bize ait olan özellikler.

Biyometrik özelliklerin kullanılma ihtiyacı

Gelelim bu biyometrik özelliklerimizin kullanılma ihtiyacının doğuşuna;

İnsanoğlu tarih boyu nüfusu arttıkça kendini tanımlayabilmek için çeşitli yöntemler kullanmak durumunda kalmıştır. İsimle tanımlanması, soyadının hayata geçirilerek bu şekilde tanımlanmaya çalışılması, kişiyi tanıyan kimlik kağıtları oluşturup üzerine fotoğraflar yapıştırılarak tanımlanmasının sağlanması, imzanın bulunması tanımlanması gibi birçok unsur kullanılmıştır.

İnsanoğlunun gelişimi, nüfusun artışı, teknolojinin her alanda hayata geçtiği günümüzde ise kişilerin tanımlanması ve o kişinin gerçekten o kişi olduğunu ispatı oldukça önem kazanmıştır.

Teknolojinin bu gelişiminde öncelikle akıllı kartlar kullanılmaya başlanmıştır. Sahip olduğunuz akıllı bir kart ile bu bir kimlik kartı olabilir, bir çalışma iş yeri kartı olabilir, kendinizi tanıtarak ya bir resmi işlem yapıyorsunuz ya da bir iş yerine girişte kullanıyorsunuz veya okul kaydı yaptırıyorsunuz. Belki de bir şirket açıyorsunuz, peki ama bu kimlik kartı gerçekten size ait mi bunu nasıl bilebiliriz. İşte bu noktada biyometrik teknolojiler devreye giriyor. Artık günümüzde güvenli bir noktaya girmeniz için yüksek güvenlikli bir kapı yada turnikeden parmak izinizi, parmak damar izinizi yada irisinizi teknolojik bir biyometrik okuyucuya okutarak geçiş yapıyorsunuz.

Biyometriyi hayatımızın hangi alanlarında kullanıldığını firmamız Ölçsan Teknoloji’nin bir iki projesinden bahsederek aktarmak isterim.

Anlaşmalı özel hastanelerde SGK’lı hastalar giderek tedavi olabiliyorlar. Özel hastaneler de SGK’ya “senin sigortalın şu kadar kişi bana tedavi oldu” diye bilgi vererek devletten hak ettiği ödemeyi talep ediyor ve alıyor. Fakat işler her zaman işler bu kadar iyi niyet dahilinde ve düzenli bir şekilde yürümüyor. oraya gerçekten bir hasta geldi mi, tedavi oldu mu gibi bir çok suistimale açık konu devleti milyonlarca lira zarara uğratıyordu.  Hastaların hastaneye geldiğini ve gerçekten o kişi olup olmadığını ispat eden ‘Biyometrik Kimlik Doğrulama Sistemimiz’ olan ‘Kim Pozitif’ sistemi ile hastaların Parmak Damar İzlerini okuyucularımız aracılığı ile doğrulayarak, kendi yerli milli yazılımlarımızla SGK serverlarına ulaştırarak gerçek zamanlı doğrulama işlemini yapıyoruz. Bu işlem sayesinde devletimizin maddi zarar görmesini engellemiş oluyoruz.

Yine hayatın başka bir alanından söz etmek gerekirse ülkemizin en önemli projelerinden olan 3’üncü Havalimanı projesinde ülkemizin en büyük havayolu şirketinin tüm çalışanlarının bu önemli  lokasyonlarda geçiş kontrollerini  yine biyometrik olarak ve yerli milli yazılımımız olan ‘KIMO’ ile sağlamaktayız.     

Kullanım alanlarına göre bir çok projede biyometrik sistemler kullanılmaktadır. Önemli olan bir biyometrik sistemin kullanılacağı alanda gereken güvenliği sağlarken aynı zamanda yaşamsal konforu da sağlayıp sağlamadığıdır. Bu sebeple her proje kendine özgü değerlendirilip kullanılması gereken biyometriye bu şekilde karar verilmelidir.

Bankacılık alanında akıllı telefonlarımızdan göz tanımlama ile hiçbir şifreye gerek duymadan girebilmek hem güvenli hem de konforludur.  Ülkemizin iki büyük bankasının göz ile mobil bankacılığa giriş sistemi olan Eyeverify teknolojisini yine Ölçsan olarak bizler gerçekleştirdik.

Hayatımızın her alanına girmiş ve gittikçe daha da girecek olan bu teknolojiler devamlı gelişim göstermektedir. Artık öğrenebilen teknolojilerle sabit biyometrik özelliklerimizin dışında davranışsal biyometrik özelliklerimizde tanımlanmaya başladı ve daha da kullanılacak. Örnek vermek gerekirse her gün sizi yüzünüzden tanıyan bir biyometrik kamera sistemi ile işyerinize giriş yapıyorsunuz. Bu sistem sizi her gün izliyor ve sizi öğreniyor, sizin eklem uzunluklarınıza, yürüyüşünüzdeki salınımınıza bakarak sizi tanımayı pekiştiriyor ve bir gün Mission İmpossible filmindeki gibi plastik makyajı veya maskesi tıpatıp siz olan biri geçmeye kalktığında sistem yüz tanımlaması doğru ama bu kişinin yürüyüşü ve davranışı uymuyor diye alarm üretecektir.

Tüm bu teknolojiler dijitalleşen dünyada her şeyimizin bu dijital ortamlarda olması sebebi ile bizi güvence altına almak adına üretilen teknolojilerdir. Adımıza şirket kurmasınlar, sahte kimlikle paramızı çekmesinler, tapuda arsamızı sahte kimlikle satmasınlar, en önemli bilgilerimize ilgisiz kişiler ulaşmasın diye gelişen bu teknolojilerle yaşamayı öğreneceğiz.