Günümüzün en değerli eşyası sayılan altını tüketiciyle buluşturan sizsiniz. Bu altınların size gelişi sırasında yaşanabilecek kötü olayların önüne nasıl geçiyorsunuz?
Evet, altını Türkiye’de tüketiciyle buluşturan bizim sektörümüz… Ancak, bunun çeşitli aşamaları söz konusudur. Altının Darphane basımı çeyrek, yarım, tam, 2,5’luk, 5’lik gibi altın olarak ya da Londra Külçe Piyasası Birliği LBMA üyesi rafinerilerimiz tarafından üretilen gram, 2-5- 10-25-50-100-200-500-1000 kg altınları da bu firmalar aracılığıyla bayileri ve satış noktaları aracılığıyla tüketicilere ulaştırılıyor.  Diğer taraftan, altınla takı üretimi yapan, mücevher üretimi yapan firmalarımız da bu kıymetli emtiaları taşıma konusunda gerekli güvenlik önlemlerini almaktadırlar. Ancak, malumunuz güvenlik önlemleri belli bir noktaya kadar koruma sağlayabiliyor. Belli bir oranın üzerinde ne kadar güvenlik önlemi alırsanız alın, tam koruma sağlama imkanı yoktur.
 
Altınların taşınması sırasında tercih ettiğiniz güvenlik önlemleri hakkında bilgi verir misiniz?

Aslında, güvenlik önemleri ilk etapta sigorta korumasıyla başlar. Tabii ki altın taşıma söz konusu olunca burada tam gizlilik ilkesi hemen devreye giriyor. Taşımanın yapılacağı güzergahın gizliliği çok önemlidir. Tabii ki burada, altını taşıyan ve teslim alanın gizliliği şarttır. Yani, süreç içerisinde herhangi bir kayıp ve emniyeti suistimal ihtimalinin doğmaması için altını teslim alanlarla taşıma sonunda teslim edeceği kişilerin önceden birbirini tanımaması gerekiyor. Daha büyük montanlı kıymetli maden taşımalarda mevcut firma güvenlik elemanlarının yanı sıra emniyet birimlerinden destek talep edilmelidir.  

Değerli eşyaların taşınması sırasında ortaya çıkabilecek tehlikeli bir durum için alınmış önlemeleriniz nelerdir?
Yukarıda saydığımız tüm önlemlere rağmen içinde insan faktörünün olduğu her durumda bir açık oluşma ihtimali vardır.

İstanbul’da kıymetli eşyaların taşınması sırasında yaşanmış olumsuz bir örnek var son yıllarda var mı? Varsa alınan bu kadar önleme rağmen nasıl bu olaylar yaşanabiliyor, güvenlik açıkları ne yaparsanız yapın duruyor mu?
Tabii ki var. Bunlar, genellikle insan faktöründen kaynaklı ihmal sonucu gelişen örnek olaylardır. Örneğin; gaflet anında verilen tepkiler hesaplanarak yapılan soygunlar söz konusudur.

Kıymetli eşya taşınması ile ilgili yok; ama kuyumcularınızın güvenliğini nasıl sağlıyorsunuz?
Her kuyumcu mağazası açılırken Emniyet Genel Müdürlüğü’nün istediği asgari güvenlik önlemlerini almak zorundadır. Tüm kuyumcularda alarm, kurşun geçirmez kapı ve camlarla kamera sistemi mutlaka olmalıdır.

İstanbul Kuyumcular odası olarak üyelerinize güvenlik açısından tavsiyeleriniz neler olur?
Kuyumcular Odası olarak meslektaşlarımızın soygun ve gasp girişimlerinden daha minimum etkilenmesi için bazı ek tedbirleri hayata geçirmek istiyoruz.  Kuyumcu güvenliğiyle ilgili bazı projelerimiz var. Öncelikle kuyumcu mağazalarındaki panik butonlarıyla ilgili kapsamlı bir çalışma yaptık. Panik butonlarının bulunacağı yerler, sayıları ve butonlardan giden ihbarların bağlı olduğu yerleri detaylı olarak inceledik. Kolluk kuvvetlerine ve alarm merkezine bağlı olan panik butonunun yanı sıra, komşu esnafımıza da bir panik butonu ve alarm ikaz modülü yerleştiriyoruz. Böylece, herhangi bir risk faktörü ve soygunla karşı karşıya kaldığımızda komşumuzun alarm ikaz modülü de yanacak ve karşılaşılan olayın hasarsız ve tehlikesiz geçmesi sağlanacak. Yine komşumuza koyacağımız panik butonuyla kolluk kuvvetleri ve alarm merkezine tehlike uyarısı gitmiş olacaktır. Soygun sonrasında suçluyu yakalatmaya yönelik en önemli delillerden olan kayıt cihazlarıyla farklı bir proje geliştirdik. Mevcut durumda kayıt cihazı dükkanda bulunuyor ve hırsız arkasında delil bırakmamak adına kayıt cihazını da alıp götürüyordu. Yeni sistemde hırsızlar, kuyumcu dükkanından kayıt cihazını çalsalar bile evinize, komşunuza ve ya farklı bir yere koyduğunuz yedek kayıt cihazı sayesinde hırsızlıkla ilgili kayıtlara ulaşılmış olacaktır. Bu projelerimiz için uzun süredir bir güvenlik firmasıyla görüşüyoruz. Yakında sahada hayata geçirmiş olacağız.

Eklemek istediğiniz noktalar var mı?
Kıymetli metal taşıyan ve kendi mağazalarında ticaretini yapan kuyumculara yönelik mevzuat açısından bir açık olduğunu düşünüyoruz. Çünkü, yaşanan ve mahkemeye intikal eden örnek olaylara bakıyoruz, soygun ve gasp girişimlerinde bulunan insanlar için verilen cezalar hem çok az, hem de caydırıcı değildir. Sektörümüz, bu kötü niyetli kişiler karşısında yasalar önünde bir anlamda yalnız kalmış gözüküyor. Kötü niyetli kişiler de bu boşluklardan cesaret alarak kuyumculara yönelik soygun ve gasp girişimlerinde bulunabiliyor. Bu nedenle, sektör olarak bankalar için öngörülen koruma tedbirlerini yaptığımız iş ve kullandığımız maden dikkate alınarak kuyumcular için de getirilmesini talep ediyoruz. Ayrıca, meslektaşlarımızın aldığı her ekstra güvenlik tedbirinin kendilerini daha fazla koruduğunun bilincinde olmalıdır. Öte yandan, bugüne kadar yüksek maliyeti nedeniyle sigorta konusuna hep mesafeli yaklaşan sektörümüz için bu konuda önemli bir açılıma ve projeye ön ayak olduk. Sektörümüzün ihtiyaçları göz önünde tutularak, bir sigorta firmamızla protokol imzalayarak piyasaya göre çok uygun maliyetli bir kuyumcu sigortası paketini hayata geçirdik. Tüm kuyumcularımızın sigorta konusuna önem vermesini istiyoruz. Çünkü, can ve mal güvenliği çok önemlidir. Sektör olarak bugüne kadar en büyük maliyeti sigortalı olmadığımız için ödüyoruz.  Yani hırsızlık, soygunla değil, sigortalı olmamakla en büyük bedeli ödüyoruz. Hizmete aldığımız sigortanın içeriğinde gasp var, soygun var, suistimal var, çantacı dediğimiz pazarlamacı elemanlarımızın sigortası var. Tam kapsamlı bir sigorta paketidir. O yüzden esnaf arkadaşlarımızın, kuyumcularımızın bu sigorta anlaşmasına ilgi gösterip, bir an önce illerindeki kuyumcular odası ve dernekler aracılığıyla bizimle veya Ak Sigorta veya İntegra Sigorta tarafıyla iletişime geçerek sigorta paketini almalarını öneriyoruz.